0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
13
Okunma
Günahım bir dağ gibi çöktü omuzlarıma,
Kalbim darmadağın, ruhum yara bere içinde...
Düştüm... Daraldı yollarım, nefesim kesildi daralarda.
Nefsim en zayıf yerimden, damarımdan vurdu beni;
Tutacak dalım kalmadı, büküldü boynum;
İşte, kırık bir kalple geldim kapına Sultanım.
Şu dünya denilen pazar, zalimlerin yurdu olmuş,
Ölüm dediğin ise, ensende soluyan ansız bir misafir...
Baktım ki insanoğlu çiğ süt emmiş, cani olmuş, bencil olmuş;
Ama bildim ki Sultanım;
Menzile vardığımda ne mal kalacak ne de hani o yalancı dostlar...
Beni bir tek amelim bekleyecek, o soğuk toprakta.
Kaçacak yerim yok, sığınacak limanım sen...
Sırtımda dünya küfesi, dilimde tövbe nidası;
Her şeyi ardımda bıraktım da geldim.
Huzurunda diz çöktüm, rahmetine göz diktim;
Kabul et bu yorgun kulu,
Çaresizce kapına geldim Sultanım...