3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1294
Okunma

Varlığın ötesindeydi Leyla
Kara , kapkaraydı gözleri
Boyu uzun, beli inceydi
Çok güzel(miy)di- değildi..
Ah!Bu ehli dünya ki çok gördü aşkını bana
Lodos olup savurdular yaprak misali oradan oraya...
Sensiz ben ne yaparım Leyla!
Eriyorum git gide nerdesin ey sonsuzluk...
Olmuyor, vallahi billahi olmuyor,
Akılla kalp aynı ten’de olmuyor
Leylam ile aşkı ruhumda yan yana olmuyor
Gel, gel ey ebedi yolculuk...
Ne oluyor, birden irkiliyorum
Ebedi kapanması gereken gözlerim açılıyor?
Doğruluyorum yataktan, yüzümü yıkıyorum
Geri geliyorum oturuyorum ve düşünmeye başlıyorum..
Düş-ünüyorum diyorum da neyi..?
Bu arada düş-üyorum, doğrulamıyorum
Düş- müydü herşey Rabbim!
Leylam nerde çıldıracağım!
Hemen koşuyorum ayna’ya,
Aman Tengrim!
Gözlerimin ta içine bakan bu yabancı da kim..?
Çığlığı basıyorum, yeter artık bitsin bu paranoya!
O ki Leylam yoklukta saklı
Hemen koşuyorum mutfağa, alıyorum bıçağı
Ve kücük bir çizik...
Ardından oluşan kan deryası..
Derya’ya vücudumun cansız dalışı...
Yokluğa (Leyla’ya) gidiyorum...
Demek çare bu kadar basitmiş!
Önca zaman bunu neden yapmadığıma hayıflanıyorum...
Ama olsundu, dertler bitti,
Artık sevinme zamanı!
Ey kalbim sus, hemen sus ayak sesleri geliyor
Arkama dönüp bakmak istiyorum ama cesaretim...
O geliyor, Leylammm geliyor..
Allah’ım tekrar mı öldürceksin beni!
Saçmalıyorum en iyisi susmalı..
Onun sesi ama anlaşılmıyor ne dediği
Geldi,arkamda nefesi vücudumu ürpertiyor
Ve şunları fısıldıyor kulağıma:
Mecnunum ölüm yokluk değil ki!!!