0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
36
Okunma
Şeriat ilimdir
"Lailahe illallahı" esas alan bir ilimdir şeriat...
Şeriat ilimdir matematik 2x2=4 esas aldı Şeriatsa Allahı.Allahın ve esmasının inkarı mümkün değil.Güneş yok de bir zamanlar yoktu
Şeriat doğallıkla örtüşür...
Şeriatı öğretiyor yaratılan her şey...
Şeriat (Arapça: شَرِيعَة, şarīʿa), Kur’an âyetleri ile Muhammed’in söz ve fiillerinden oluşan nasslardan alimler sınıfının (Fukaha) çıkarımları (istinbat) ile oluşturulan dinî kanunlar toplamıdır. İslam’da ibadetler (farz-vacip kabul edilen), muameleler ve cezalarla ilgili tüm kavram ve kuralları kapsar.
Mezhebler ilmi yakalayamamış olur çünkü beşer şaşar...Vahiy binlerce tefsir binlerce fıkıh üretir...bir ağacın çürük meyvesi vardır rüzğarın iklimin etkisi o meyveyi yaralamıştır ama O ağaç doğası ile sağlam meyveler de verir...KUR’ANA dönelim bayatlayınca mezhebler ve tarikatler…
Bu yönetim, yasama, yürütme ve yargı güçlerinin ayrı ellerde olmasıyla gerçekleşir. Yasama, yani kanun yapma işi Millet Meclisinin görevidir. Yürütme ve yargı bu yasalarla olur. Bir başka deyimle cumhuriyet rejiminde toplumla ilgili işler insanların yaptığı kanunlarla yürütülür.
Kasten ve haksız olarak birini öldüren kimsenin ceza olarak öldürülmesine, aynı şekilde birini yaralayan kimsenin misilleme yoluyla yaralamak suretiyle cezalandırılmasına “kısas” denilmiştir.Hz Ali efendiiz de aciz kalmıştı hz OSMANIN katillerine Kısas uygulamaktan...uygulamalarda hatalar yapılsa da şeriat ilimdir...doğallıktır...fıtri duygu düşünce hal ve eylemlerdir SALİH amel Allahla örtüşmektir...ondan geldik çünkü O arattı çünkü Vahiyde ondan geldi o alim alimden ilim gelir o Rahman Rahmandan rahmet gelir O Tevvab hatadır ondan kopmak...Bu varlık onun Onu bilmek ve dildirmekle görevli...Şeriat Onu Razı etmeyi öğretir...
yani laiklik, devlet kararlarını verirken dini duygularla değil, kararı adil olgularla vermek anlamına gelmektedir. laikliği benimsemek küfürdür, insanı dinden çıkarır. kuran, tavizsiz uymamız/tasdik etmemiz gereken kanunları/hükümleri içerir.
Laiklik için ehven-i şer diyebiliriz...ama şeriatten üstündür diyemeyiz...çünkü mezhebimiz olan sunnilik de bayatladı bir çok fetvası bayat işte...
Şeriat kadın hakları nelerdir?
Kadın tıpkı erkek gibi mirasçı olma, mesken edinme, ticaret yapma, mülk edinme, hukuki tasarrufta bulunma haklarına sahiptir. Kadın bu hususlarda serbest teşebbüs hakkına sahiptir; kimseden izin almak zorunda değildir.
Vahiy alimden geldi ilimdir Rahmandan geldi rahmettir...bütün varlığa rahmettir...bir dalı kırma nefsin için örtün nefisci olma nefsin için yaptıklarının cezası seni bulur hemen nefisten Allaha yani Allahın Rızasına tevbe et...Kur’an’da tesettür’e uymama ile ilgili herhangi bir yaptırım öngörülmemesine rağmen Şeriat hukukunda tesettür kurallarına uymama günah veya büyük günah olarak değerlendirilir ve bu duruma uygun tazir cezaları uygulanabilir.
Şeriat cezaları nelerdir? İslam hukukçuları bu grup cezaların celde, hapis, sürgün, kınama, tehdit, nasihat, tazmin, mali ceza hatta ölüm cezası şeklinde verilebileceğini kabul ederler.
Türkler şeriatla yönetildi mi? Hayır, Osman Devleti Şeriat ile yönetilmemiştir. Ki Osmanlı padişahları İçki, alkol ve esrar gibi maddeleri tüketmiş; harem gibi İslam’ın kabul etmediği (haram kıldığı) aktiviteleri yapmışlardır. Osmanlı Devleti daha çok töre hukuku ile yönetilmiştir. Şeriat benimsenmemiştir.
﴾Bakara/48﴿ Öyle bir günden korkun ki, o gün kimse başkası için bir şey ödeyemez; hiç kimseden şefaat kabul olunmaz, hiçbir kimsenin yerine başkası kabul edilmez; onlara asla yardım da yapılmaz.
Bakara/178: Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas emredildi. Buna göre hüre hür, köleye köle ve kadına da kadın kısas edilir. Fakat kâtil, öldürdüğü kimsenin yakını tarafından affedilirse kısas düşer.
Şeriati uygulamak kolay değildir güçlüysen şirkten şeriati uygulama imkanın vardır...Atatürk’e göre “Din bir vicdan meselesidir” dine saygı, inanan kişinin haklarına saygının bir sonucudur. Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.Ehven-i şer de laikliğe...Hayır şeriattedir...Allahla esmasıyla örtüşmektedir...Allah en güzel varlıktır onunla örtüş...Rabçı ol Rızacı ol...nefiscilma mezhebçi dinci ırkçı olma Rabçı ol yani örtüş sınırsız güzellik sahibi oan yüce Allahla...işte o zaman nemrudun ateşi seni yakmaz Gemi üetirsin Tufan diz çöker senin karşında veKızıl deniz boğamz seni sana ASA verilmiştir çünkü...Allahı unutan unutulur...işte unutulmuşluğu yaşıyor gazzeli ve bir çok şehadetli...Tevbe etmedikçe nefisten ırkçılıktan mezhebçilikten dincilikten hüsrandan kurtulamazlar...Allahla esmasıyla örtüş saman çöpü gibi savurmasın üzğar seni Denizin kenarındaki ağaç gibi gürbüzeş...Allahla örtüşen gürbüzleşir laikik ancak ehven-i şerdir ...diyelim en üstün deme laikliğe...Baın çocuklarımız biririni öldürüyorlar nefisci insan kamil diyemeyiz...Hayvanar aleminden farkı olsun insanlık aleminn çünkü akıllıdır insan ve Akıl Allahı bulur..güneşi inkar eder Allahı inkar edemez akıl...
Şeriatta kadın oy kullanabilir mi?Kadınlar oy kullanamaz veya önemli siyasi konumlara getirilemez. 2011 yılında ise Kral Abdullah 2015 yılında kadınların seçimlerde oy kullanabileceğini ve kralın danışma konseyinde yer alabileceklerini açıkladı.
Şeriat ilimdir ama mezhebler ağacın dalları gibidir ve dalları aynı meyveyi verse de güneşi gören dal daha güzel meyve verir...
Şeriat ilimdir...Rahmandan gelen rahmet olur...Esma sahibinden gelen esma ile örtüşmemizi emreder..esma ile örtüşenler şirk ehlinin eline düşşe ateş söner nemrudun ateşi söndü...İhlasımız ateşi söndürür dünyan cennet olur Medine devleti bir cennetti...Hz Ali efendimiz bile aciz kaldı hz Osmanın katillerine KISAS uygulamada...İmkan elverdikçe şeriati uygulamak cenneti tattırır dünyada insana...
Antik toplumlarda başörtüsü 1500 yıllarında bir Asur Kralı’nın çıkardığı kanunun 40. maddesi, evli ve dul kadınlarla tapınak fahişelerinin başlarını örtmelerini buyurmuş; bekâr kızların, cariyelerin ve fahişelerin başını örtmesi ise yasaklanmıştır. Bu uygulama Persler’de devam etmiş, oradan Araplar’a geçmiştir.
Ölçün nefis değil Allahın esmaları olsun...doğruyu buamazsan bile yakınlaşırsın ilme RIZACILIĞA Rabçılığa yeterki nefiscilikten mezhebçilikten dincilikten ırkçılıktan Allahın esmasıa tevbe et...İlme-rahmete... Allaha teben kadar yakınsın...