1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
94
Okunma

Doksan bin yiğit serden, anadan yardan geçti,
Vatan benim diyerek, dağlarda buzdan tepti,
Üzerinde hiç yoktu, ne postalı sakosu,
Hava öyle soğuktu, sıcağa hasret gitti.
Ayam eksi derece, her yanı karla kaplı,
Ayaklar donmuş belli, adım atamıyorlar,
Çantasında aşı yok, taneyle yer buğdayı,
Ocak ayı hiç bitmez, yakıyor her tarafı.
Var mı böyle bir savaş, tarihin sayfasında?
Biz Rusları yenmiştik, Zemheri cephesinde,
Ayakta yok başta yok, nereye baksan tipi,
Hava soğuk mu soğuk, vuruyor Mehmedimi.
Beyaz hüzün mü desek, gökyüzü karla kaplı,
Geceleri ayaz var, kavuruyor etrafı,
Köylerin ışıkları, geceler görünüyor,
Mehmedim çok uzaktan, kendini ısıtıyor.
Sarıkamış bir destan, sınav verdik doğayla,
Doğrumudur yanlış mı, onu zaman bulacak,
Her haneden bir şehit, verdik aziz vatana,
Bu savaş başka savaş, elbet tarih yazacak.
Komutan çavuş erat, hepsi aynı durumda,
Bir düşünün bir bakın, hayat durdu bir anda,
Kalmamış bir somunu, eklendi birde açlık,
Mehmedim ne yapacak, elinde olsa kaşık?
Bıçak gibi kesiyor, bıçak nedir yanında?
Şehitlerim bekliyor, bir bir kara toprakta,
Ölüm uykusu başlar, uyuyan hemen donar,
Yaşanan bir mahşerdir, ahlar Tanrı’ya
çıkar.
Allahuekber Dağı, arkanda Sarıkamış,
Doğmaz artık üstüne, ne Güneş ne Ay ışık,
Mehmedimi gönderdik, insanlığın kalmamış,
Doksan bin şehit aldın, ey gidi Sarıkamış.
Babür Ali Yaşar
Eğitimci/Araştırmacı
17 Aralık 2025
5.0
100% (5)