(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Mahir kaleminizden dökülen dizeleri,size ve kaleminize saygı duyarak okudum... Tozlanmış Şiirler" serisinin bu beşinci halkasında yine o kendinize has, iğneleyici ama bir o kadar da samimi halk ozanı üslubunu kullanmışsınız. ‘’Hurşit’’ karakteri üzerinden yazılan bu dizeler, hem mizahi(Gülmece) bir yergi hem de derin bir sitem içeriyor...
Remzi beyefendi eseriniz, geleneksel taşlama (yergi) türünün modern ve gündelik bir dille harmanlanmış, karıştırılmış bir halidir. 11’li hece ölçüsü ile yazılmış ve "koşma" kafiye düzeni yapısına uygun bir şekilde harika bir şiir olmuş…"Söyle de bilelim Hurşit" nakarat tekrarı, şiire bir hesap sorma, meydan okuma havası katarak şiiri daha da güçlü kılmıştır…
Eserinizin en önemli yanı, kullandığınız benzetmelerin ve dünyalar arası kurduğunuz köprülerin çeşitliliğidir… Modern Dünya: "Şut çekmek", "transfer ücreti", "kara kutu" gibi terimlerle Hurşit’in yetersizliği veya gizemli tavırları güncel bir dille eleştiriliyor… Geleneksel Dünya: "Mısır", "darı", "ambar", "bumbar" ve "kör inek" gibi kavramlarla da olay kırsalın, toprağın ve sofranın gerçekliğine çekiliyor. Bu zıtlık, Hurşit tipinin her iki dünyada da "boş bir adam" olduğunu okura iyice hissettiriyor...
Baştan sona kadar, şiir boyunca ‘’Hurşit;’’ kapasitesinden fazla işe kalkışan, boş, boş işlerle uğraşan davranışı dahi bozuk bir kişi olarak görünüyor...Dizede ("kara kutun"), belki biraz da menfaat peşinde koşan ("transfer ücretin kaça") bir figür olarak kullanılmış... Özellikle "kör inekle kör buzağı" benzetmesi, Hurşit'in vizyonsuzluğunu, beceriksizliğini veya çevresine fayda sağlamayan, dar görüşlü, planlarının (tuzaklarının) hiç işe yaramadığını ortaya net olarak koyuyor...Hurşit ayvayı yemiş, haberi yok..
Üstadım saygın kalem, son dörtlükte "Niye Remzi’yi üzersin" sorusu, şiirin tüm o alaycı havasını bir anda kişisel ve hüzünlü bir noktaya taşıyor… Demek ki bu yerginin arkasında gerçek bir kırgınlık var… Balı süzüp boş petekleri dizmek; emeği sömürmek ya da göründüğü gibi olmamak (sahtekarlık) üzerine çok güçlü bir eleştiri olmuş…Kalemine sağlık…
Bu eseriniz "insan ilişkilerindeki samimiyetsizliğe" karşı yazılmış harika bir cevap olmuş... Dili de yaman, vuruşu da sert olmuş. Özellikle "bumbar" ve "petek" gibi yerel kelimeler şiire çok anlamlı bir ahenk vermiş.... Keyihle okuduğum, severek yorum yazdığım bu muhteşem eserinizi tam puanımla kutluyorum... Kaleminiz kavi, ilhamınız bol olsun...Esen kalınız....
Öncelikle bu kadar ince, titiz ve gönülden bir değerlendirmeyi kaleme almanızdan dolayı en derin teşekkürlerimi sunarım.
“Hurşit” üzerinden ördüğüm bu küçük taşlama denemesine, hem teknik hem içerik yönünden böylesine dikkat ve nezaketle yaklaşmanız beni gerçekten mutlu etti. Geleneksel taşlamanın güncel kavramlarla buluştuğu noktayı böyle berrak bir bakış ile yakalamanız, şiire dair hem bilginizin hem de görgünüzün ne kadar geniş olduğunun işaretidir.
Özellikle hece ölçüsü, koşma düzeni, modern-geleneksel karşıtlıkları, nakarat etkisi ve benzetmeler çeşitliliği üzerine yaptığınız tespitler, şiirin arka planında kurmaya niyet ettiğim yapıyı neredeyse kelimesi kelimesine çözmüş durumda. Bu, benim için ayrı bir kıymet taşıyor.
“Balı süzüp boş petekleri dizmek” bölümünden aldığınız anlam ile finaldeki kişisel kırılmayı fark etmeniz ise, şiirin asıl duygusuna temas ettiğinizin en güzel göstergesi oldu. Zira mizahın ardında her zaman bir sızı, bir duman olur. Şiirin muradı da tam buydu.
Hülasa; yorumunuz yalnızca bir değerlendirme değil, aynı zamanda şiire değer katan bir okuma emeğidir. Bu emeği görmek, bir kalem için büyük bir motivasyondur. Kaleminize, vaktinize, zarafetinize ve gönül inceliğinize çok teşekkür ediyorum. Sizin gibi kıymetli okuyucular oldukça, şiir de nefes almaya devam edecektir….
Öncelikle bu kadar ince, titiz ve gönülden bir değerlendirmeyi kaleme almanızdan dolayı en derin teşekkürlerimi sunarım.
“Hurşit” üzerinden ördüğüm bu küçük taşlama denemesine, hem teknik hem içerik yönünden böylesine dikkat ve nezaketle yaklaşmanız beni gerçekten mutlu etti. Geleneksel taşlamanın güncel kavramlarla buluştuğu noktayı böyle berrak bir bakış ile yakalamanız, şiire dair hem bilginizin hem de görgünüzün ne kadar geniş olduğunun işaretidir.
Özellikle hece ölçüsü, koşma düzeni, modern-geleneksel karşıtlıkları, nakarat etkisi ve benzetmeler çeşitliliği üzerine yaptığınız tespitler, şiirin arka planında kurmaya niyet ettiğim yapıyı neredeyse kelimesi kelimesine çözmüş durumda. Bu, benim için ayrı bir kıymet taşıyor.
“Balı süzüp boş petekleri dizmek” bölümünden aldığınız anlam ile finaldeki kişisel kırılmayı fark etmeniz ise, şiirin asıl duygusuna temas ettiğinizin en güzel göstergesi oldu. Zira mizahın ardında her zaman bir sızı, bir duman olur. Şiirin muradı da tam buydu.
Hülasa; yorumunuz yalnızca bir değerlendirme değil, aynı zamanda şiire değer katan bir okuma emeğidir. Bu emeği görmek, bir kalem için büyük bir motivasyondur. Kaleminize, vaktinize, zarafetinize ve gönül inceliğinize çok teşekkür ediyorum. Sizin gibi kıymetli okuyucular oldukça, şiir de nefes almaya devam edecektir….
Tam da sevdiğim türden okuması keyif veren duygularla harika yazılmış yürek sesinizi gönülden kutluyorum tebrikler üstadım. En kalbî selam, sevgi ve saygılarımla.
Şiiriniz, halk şiiri geleneğinin mizahi ve hiciv dolu üslubunu taşıyor. “Söyle de bilelim Hurşit” tekrarı, hem ritim hem de sorgulayıcı bir vurgu oluşturarak metne canlılık katmış. Kaleminize sağlık, eseriniz nükteli diliyle toplumsal eleştiriyi eğlenceli bir halk söylemine dönüştüren keyifli bir şiir olmuş.
Bu kadar olunsuzluk karşısında Hurşit ne yapsın kürşat ne yapsın, mürşit ne yapsın Remzi hocam... Bu şiir eğriyi doğruya vuran değnek gibi, Ne methiyedir ne de boş bir söz olmakta.. Kimi güler geçer, kimi alınır hâlinden, Hakikat bazen gelir latife kılığından. Adı anılan değil, hâl tartılır bu terazide, Taş yerini bulur çatlar her gün mazide.
Gönül adamı değerli şair, yine kaleminizden güzel ve anlamlı bir şiir okudum. Yüreğinize ve gönlünüze sağlık. Tebrik ediyorum ve yürekten kutluyorum sizi. Selam ve saygılarımla esenlikler diliyorum.
Hiciv dili güçlü, akıcı ve ritmik bir şiir; tekrarlarla etkisi artmış, mizahı yerinde. Yüreğinize sağlık hocam, kaleminiz daim olsun. Selam ve saygılarımla.
Bu güzel şiirleri okumak Ve bu şiirlere yorum yapmak, Bizler için ayrı bir zevktir. Şiir yazanların ellerine sağlık... Okuyanlara da selamlarımı sunarım.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.