2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
62
Okunma

Analar süt sağardı, kızlar davar güderdi;
Damlara tarhanalar serilirdi eskiden…
Tandırda köy ekmeği buram buram kokardı;
Üstüne bal kaymaklar sürülürdü eskiden…
Tarla, tapan olurdu, kahve nedir bilmezdik;
Beyhude boş laf için bir araya gelmezdik;
Komşumuz ağlıyorken tövbe billah gülmezdik;
Kanayan yara varsa sarılırdı eskiden…
Yavuklusu olanlar, çeşme başı beklerdi;
Mektup yazar içine manisini eklerdi;
Gelen cevap olursa, yüreğinde saklardı;
Sözümüzde bir ömür durulurdu eskiden…
Telefon evde eşya ‘Alo’ demek yeterdi;
Halimizi arz etsek, konu orda biterdi;
Sanmayın pazarlarda körler ayna satardı;
Konu-komşu, eş - dosta varılırdı eskiden…
Mutluyduk giydiğimiz yırtıktı ve yamalı;
Evlerde kombi yoktu, güzüneli, sobalı;
Kimi gün gözlemeli, kimi gün bazlamalı;
Yerde gönül sofrası kurulurdu eskiden…
Gönül kırdık belki de bilerek, bilmeyerek;
Derdimiz azalırdı, bin parçaya bölerek;
Tebessümle yürekten hafif hafif gülerek;
Kimi görsek selamlar, verilirdi eskiden…
Toplanır mahallede, uzuneşek oynardık;
Cezvede kahve olur, fıkır fıkır kaynardık;
Süpürgenin sapından sopa yerdik, fenaydık;
Terlikle yüz metreden vurulurduk eskiden….
Ali ALTINLI – 07.01.2026
Saat: 16:52
5.0
100% (2)