0
Yorum
17
Beğeni
0,0
Puan
125
Okunma

odanın ortasına bırakılmış
adı ürperten bir sandalyedir o
duvarlar ona bakmayı öğrenmiştir
ezberini tam yapmıştır çatlaklar
çalışmayan sofistike bir saattir
geceyi ölçer gündüzü unutur
dönüp dolaşıp kendine çarpan
saf bir sessizliktir
bir fincanın dibinde unutulmuş
bir yudum soğumuş çaydır
geç kalınmıştır ama acelesi de yoktur
kimsenin kapatamadığı bir penceredir
rüzgâr bile ürkerek girer içeri
ve insan
en çok kendine rast gelir
orada..
hulyaperest