2
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
125
Okunma

derler ki
biri karada yürür
biri denizde
iki eski sır
yılda bir kez
buluşur
dünyanın en ince yerinde
ama biz biliriz
asıl gelen
bir isim değil
bir dokunuştur
kapılar aralanır
kilitler biraz gevşer
umut başını çıkarır cebinden
bir gül dibine gömülür dilek
kâğıda yazılmış
ama kalpte saklı
toprak okur onu
kimse bilmeden
gece
yavaşça eğilir üstüne
yıldızlar susar
yağmur incitmez
şefkatle düşer
bir kök gibi iner derinlere
bir tohum gibi bekler
bir kadın
sessizce içinden geçirir
geri gelmeyecek olanı
bir adam
uzaktan bakar ateşlere
yüreğini yakanı
düşünmeden ısınamaz
birinin içinden
bir gül yaprağı düşer
ötekinin içinden
yıllanmış bir kıvılcım
rüzgâr
bütün eski hikâyeleri taşır
-Orta Asya’dan
Mezopotamya’dan
Anadolu’nun tozlu yollarından
ve sabaha karşı
henüz kimse uyanmamışken
bir şey değişir dünyada
gül biraz daha kırmızı açar
su biraz daha ılık akar
toprak izin verir
bütün baş kaldırmalara
ince ince yerleşir ışık
işte o gün
kışın susmasıdır biraz
yazın ilk cümlesi
ve sen
sebebini bilmeden
hafiflersin
sanki biri
kalbinin en gizli yerini
duymuş gibi...
.
hulyaperest
.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.