1
Yorum
5
Beğeni
4,3
Puan
166
Okunma
Mekke’de şiir okumak bir hastalıktı.
Ölçülü bir yalan söylemek ustalıktı.
Allah, Hak’kın söylenmesi için “dur” dedi.
Peygamber’e “Yüce Kitabı buyur” dedi.
Kul hakkı yiyen ağalar ve beyler oldu.
İnsan, yaşamaktan ölmeyi yeğler oldu.
O devir Mekke’de çok kötü şeyler oldu.
Allah “varlığımı herkese duyur” dedi.
Haramkörler bu hakikati hazmetmedi.
Münafıklar ortada kaldı; azmetmedi.
Allah da onlara asla bir zulmetmedi.
Sapık nankörler hakikate “hayır” dedi.
Allah dedi:“Çok büyük bir savaş olacak,
Ensarlarla muhacirler kardeş olacak,
Bedir kuyusunda da bir çok leş olacak!
İbret kılıcını kınından sıyır” dedi.
Ebu Süfyan dedi: “Putlarım yıkılacak,
Muhammed kendi dinini üstün kılacak,
Kardeşlerimin de kanı yerde kalacak!
Sen de atalarını kana doyur” dedi.
Peygamber dedi: “Şu Uhud dağında durun,
Düşmanlara karşı orda bir pusu kurun,
Geleni geçeni ok yağmuruyla vurun!
Orası size güvenli bir bayır” dedi.
Rıza dedi: “Siz çok büyük bir hırs yaptınız,
Resul’un verdiği görevi ters yaptınız,
Büyük bir imtihana girip ders yaptınız.
Allah “mümin ve münafığı ayır” dedi.
Rıza Akbulut
5.0
67% (2)
3.0
33% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.