1
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
28
Okunma
Adını söyleyince
gece biraz daha yumuşuyor,
sokak lambaları sarı değil de
sanki kalbim gibi yanıyor.
Dilara…
İki hecelik bir isim
ama içimde koskoca bir ömür.
Seni ilk düşünüşümde
bir pencere aralandı içimde,
içeri ne rüzgâr girdi ne ses
sadece sen…
Sessiz, derin, kalıcı.
O günden sonra
yalnızlık bile bana seni hatırlattı.
Gülüşünü görmedim belki
ama hayalini ezberledim.
Sesini duymadım
ama susuşunu tanıdım.
Bazı insanlar vardır ya
hiç dokunmadan iz bırakır,
sen öyle bir izsin Dilara,
zaman geçse de silinmeyen.
Ben seni
akşamla sabah arasına sakladım,
kimse bilmesin diye değil
kaybolma diye.
Çünkü bu dünya
güzel olanı hep erken harcar,
ben seni kendimden bile korudum.
Dilara…
Adın kalbime her düştüğünde
bir şeyler eksiliyor içimden.
Cesaret mesela,
unutmak mesela,
vazgeçmek mesela.
Sana yaklaşmak isterken
kendimden uzaklaştım.
Biliyor musun,
insan bazen sevmekten değil
söyleyememekten yoruluyor.
Ben seni
bir cümlede boğazıma düğümledim,
bir bakışta anlatamadım,
bir ömre sığdıramadım.
Eğer bir gün
yolun kalbime uğrarsa
kapıyı çalmana gerek yok,
ben çoktan açık bıraktım.
Ama gelmezsen de
kırılmam Dilara,
çünkü bazı aşklar
gelmek için değil
yaşamak içindir.
Şimdi adını
gecenin en sessiz yerine bırakıyorum.
Belki rüyama gelirsin,
belki de hiç.
Ama bil ki
bu kalpte bir yer var
adı sensin,
suskun ama sadık…