1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
139
Okunma
Hayatı yüreğinden öpüyorum bu sabah,
Sıkıca sarılarak…
Derin bir sessizliğin içinden uyandırıyorum ruhumu.
Roma kalıntılarından sökülmüş o sütunlar
Tek tek diziliyor şimdi önüme;
Sonra bir ezan sesi dokunuyor göğe,
Güneş mor bulutlarda kızarıp görünürken.
Dar Cherait bin bir gece masallarını fısıldıyor içimde;
Binlerce palmiye, muz ve hurma—
Cennet bahçeleri gibi gözlerinin sevdiği yerlerde.
Oysa şimdi, vahaların ortasında kalmış
Terk edilmiş anılar, sessizce boyun büküyor.
Üzülüyorum onları böyle görünce…
Elinde yine o çöl gülü,
Aklında derme çatma o küçük kulübe.
Ellerinde döner durur yansımalar;
İçinde belirir o kızın silik yüzü.
Hayali görüntüler başlıyor ruhunun derinliklerinde;
Ve sen kendi kendine mırıldanıyorsun:
“Eyvah…
Ben galiba serap görüyorum.”
Çölde oluşmuş o kristalin içinde
Adı ? Çöl Gülü.
Başlarken o kızın
Sıcak bir memleketten uğrayan yansıma,
“Sakın unutma,” diyecek sana—
Aniden belirdi göz kırpar şimdi,
Çöl kumlarında,
cehennem gibi yakarken o sıcak anılar.
Ayak tabanlarından kor bir ateş
şimdi kalbini sorgular...
başlayacak bir hikaye
5.0
100% (2)