15
Yorum
36
Beğeni
5,0
Puan
332
Okunma
Bugün de akşam oldu…
Sanki bir an gözümü kapadım da,
kafamın içindeki o karmakarışık düşünceler
zamanı benden gizlice çaldı.
Saat hayli ilerlemiş,
gecenin bilmem kaçı…
Ne ben yetişebildim güne,
ne de gün tutabildi elimden.
Daha sabah işe gitmek için hazırlanmıştım;
aynaya bakıp, yüzüme “bir gün daha dayan” diye
öğütlemiştim kendi kendime.
Ne ara geçti bunca zaman?
Kim sürükledi bu saatleri?
Gene gece oldu işte…
Bitiyor, yoruluyor, tükeniyor bir gün daha.
Hem hava da artık ne çabuk kararıyor;
insanın içini daha da sessizliğe çekiyor.
Hiçbir tat alamadım bugün…
Bir çayın buğusunda,
bir nefesin sıcaklığında,
bir sokak lambasının titrek ışığında bile
hayatın ucundan tutamamış gibi…
Bugün gene akşam oldu.
Gene o zifiri karanlık çöktü omuzlarıma.
Ve ben, her zamanki gibi,
yeni bir aydınlığı,
yeni bir günü,
yeni bir umudu beklemeye koyuldum.
Oysa dünde aynıydı…
O da sessizdi, o da yorgundu;
o da geçti, o da bitti.
Her gün aynı gölgenin içinden yürür gibi,
aynı çukuru adımlıyor insan.
Biraz eksiliyor,
biraz susuyor,
biraz daha alışıyor karanlığa.
Ama yine de…
Yine de…
Her akşamın sonunda
içimde küçücük bir ışık kalıyor.
Sönmeyen bir yerlerde,
kimsenin dokunamadığı bir köşede
yarına dair bir sıcaklık saklanıyor.
Belki sabah olur,
belki biraz iyi gelir;
belki bugün bitse bile
yarın başka türlü gelir diye
yine bekliyorum usulca.
Bugün de akşam oldu…
Ama içimde hâlâ
yarına dair gene de umut var;
ve o hiç bitmeyecek…
ALİ RIZA COŞKUN
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.