0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
109
Okunma
Gökyüzü sessiz bugün,
Bir turna sürüsü geçiyor ufuktan,
Kanatlarında yârin kokusu,
Rüzgârda saklı bir çift söz;
“Unutma beni” diyor uzaktan bir ses.
Ben burada, bu taş şehirde,
Bir turna tüyü kadar hafif bir umutla bekliyorum.
Gözlerimde maviliği kalmış çocukluğum,
Ellerimde bir yudum su,
Belki o çeşmeden içmiştir nazlı yâr…
Rüzgâr geçiyor saç tellerimden,
Bir selam bırakıyorum turnaların ardına,
Gitsin, bulsun onu,
Desin ki: “Bir ozan var, adını hâlâ dua gibi anıyor.”
Desin ki: “Gözleri her gün ufka bakıyor.”
Her turna, bir mektup gibi geçiyor gökten,
Mührü gözyaşım, kalemi kalbim.
Onlar dönerken,
Belki bir haber getirir:
“Yâr seni hâlâ bekliyor,
Gönlünde adın hâlâ ezgi gibi.”
Bir gün ben de gideceğim o turnalarla,
Ne pasaport, ne bilet gerek o yolculuğa.
Yüreğimde sevdanın izleriyle,
Gök kubbeye karışacağım sessizce.
Ve o vakit,
Bir turna tüyü düşecek toprağa,
Üstünde şu söz yazacak:
“Aşk ölümsüzdür,
Güner’in yâri de hâlâ o sudan içmektedir.”
Ozan Güner Kaymak
Amsterdam 10.10.2025
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.