0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
124
Okunma
Gazze
Ne kuşlar ölüyordu ecelsiz,
Ne de çocuklar korkusuzca dalabiliyordu uykuya.
Her an, her yerde ölüm var
Kafirin ordusu acımasızca bombalar yağıyordu.
Kanatsız melekler, uykularında ölüyordu habersiz.
Medeniyet denen o acımasız güruh, çıkarına yeniliyordu.
El birliğiyle enkaza çevrilen şehrin adıdır: Gazze.
Her tarafta toz toprak, yıkıntılar ve molozlar var.
Yağmurun yağmaya utandığı, yetimler şehri;
Babaların ağlamaya utandığı şehrin adıdır: Gazze.
Her gün bombalar yağarken üzerimize,
İnsanlık ölüyordu sessizce.
Dışarıda kalabalıklar, çığ gibi haykırıyordu “dur!” derken;
Ne yaşlı, ne kadın, ne çocuk demeden,
Korkaklar ordusu ölüm kusuyordu Gazze’ye.
Enkazların altından şehadet sesleri yükselirken,
Yetimler ordusu direniyordu kadim şehirde.
Burada bebekler şehit doğuyorken
Bir halk her gün soykırıma uğruyordu.
İnsanlık hayretle izliyordu korkusuz kahramanları,
Eli kanlı katiller korkuyla titrerken,
Bir anda toprağın içinden çıkıp
Toprağını savunuyordu isimsiz yiğitler.
Issız sokaklarda hayaller çığlık çığlığa
Mazisini arıyordu sahipsiz sokaklar
Annesini, babasını kaybetmiş sahipsiz çocuklar
Çocuğunun parçalanmış bedenine sarılıp
Ağlayamayan anneler; babaların sessiz çığlığında.
Yakıp yıktılar kadim şehrimi,
Terk edip kaçacağımı sandılar
Aç, susuz bırakılan bedenim ölüme direniyorken.
Oysa bu gafiller ordusunun unuttukları bir şey vardı.
Köklerimin bin yıldır bu topraklarda olduğunu.
Mavi gökyüzünde kara bulutlar var,
Ama dillerde isyan değil, şükür var.
Ben Gazze’yim,
Bağrımda masum şehitlerim var.
Eyyüp Balta
5.0
100% (2)