0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
135
Okunma
Bilmem ki neylersin yaban ellerde,
Ben hâlâ sayarım olduğum yerde.
Adın feryat oldu düştü dillere,
Ah be zalim kızı, yandım elinden.
Uyanırım her gün ezan vaktinde,
Yürek sızlar durur göğüs tahtında.
Gidemedim kaldım kara bahtımda,
Ah be zalim kızı, yandım elinden.
Gören der ki bir avuç kan kusmuşum,
Derdimden verem olmuş, susmuşum.
Hayata, dünyaya boyun bükmüşüm,
Ah be zalim kızı, yandım elinden.
Bir vefasız yârin ağına düştüm,
Mavi derinlikte yandım tutuştum.
Gidemedim onca dertle bölüştüm,
Ah be zalim kızı, yandım elinden.
Dinmez feryatlarım, susar ağlarım,
Eriyen kar gibi çöker dağlarım.
Bir yudum su olsan kanar çağlarım,
Ah be zalim kızı, yandım elinden.
Ne muhanet çıktın ey gâvur kızı,
Ruhumu kopardın, bıraktın sızı.
Olduğum yer bağlar oldu buralı,
Ah be zalim kızı, yandım elinden.
Al al yanakların aklımdan gitmez,
Beyaz tenin canda hayaldir bitmez.
Bu garip gönlümün feryadı yetmez,
Ah be zalim kızı, yandım elinden.
Her gün kan ağlarım her gün yanarım,
Kırmızı güllere bakar anarım.
Kabuk tutmaz yaram, durmaz kanarım,
Ah be zalim kızı, yandım elinden.
Bıktım usandım bak kendi canımdan,
Uslanmaz bu kalbim kırk bir yanından.
Vazgeçmedim usta aşk peymânından,
Ah be zalim kızı, yandım elinden.
Buluştuğumuz o viran yerlerde,
Rengârenk güller bitti her yerde.
Onları ben diktim düştüğüm derde,
Ah be zalim kızı, yandım elinden.
Parmaklarım diken, ellerim nasır,
Yaş aldı başını, geçti bir asır.
Sende mi bende mi söyle bu kusur?
Ah be zalim kızı, yandım elinden.
On iki bin sekiz yüz on gün oldu,
Otuz beş çeşit gül sarardı soldu.
Yüz kırk mevsim geçti, vakit de doldu,
Ah be zalim kızı, yandım elinden.
Uygar’ım bu nasıl inatmış böyle,
Uğruna canımı kanattım söyle.
Gittiğin yolları dar ettin öyle,
Ah be zalim kızı, yandım elinden.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.