1
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
158
Okunma

Eski asklar
Eskiden kahvede değil,
Pastanede görürdü birbirini sevenler.
Bir bilet alıp yazlık sinemada,
Aynı filmin gölgesine gizlenirdi düşler.
Sırtımızda yelpaze, elimizde çekirdek,
Yıldızlar tepede, ahşap sandalyede beklerdik.
Perdeye düşen kelebekle gözler çakışır,
Fayton geçerdi uzaktan… bir iç geçerdi gizlice.
Çıkmaz sokakların duvarlarında,
Yazardı adını utangaç bir delikanlı.
Kalp çizerdi yanına,
Gören anlardı: Bu sokakta biri birine yangin.
Kızlar her yere gidemezdi,
Emmileri dayilari abileri yengeleri gölge gibi izlerdi
Bir bakış bir durus yeterdi çoğu zaman,
Ama o bakışlar neler neler anlatirdida dile gelemezdi yıllar sessiz sessiz geçerdi .
Kaderle acimasiz olan hayat
Hep oyun ederdi sevenlere
Telefon yoktu,
Hal hatır kiprit kutularina sigardi
Mektuplar yazılırdı:
İnce bir kâğıda, bir ucu yanik sevda gonulleri fed ederdi
Cesme basinda maniler
Sokak basinda turkuler
Monibuslerde ferdi baba
muslum baba
orhan baba dinlenirdi.
Umitler bir umit besenle yol alirdi.kirik sevdalarda
Kimse bilmezdiki
kim kime yangin kim kime tutkun
Ne anneler anlardı
ne mahalle…
Ama aşk, plaklardan çalardı gece olunca.
Radyodan seslenirdi
bu sarkida “İsmini vermek istemeyen bir dinleyiciden...”
derdi spiker,
Mahalle susar, istekleri dinlerdi.
Bir tek kalpler konuşurdu o şarkılarda.
Murat 124’ün teybine takılırdı Orhan Gencebay,
Ferdi Özbeğen gibi dökülürdü hüzün...
O plak çatladıkça,
Bir yanımız da çatlar, ama belli etmezdik.
Ve biz sevdik.
Dokunmadan, söylemeden,
Fayton sesiyle,bir cift goz ile
Bir tek bakışla…
Aşk, bizde böyle yaşanırdı.
Ne el eleydik, ne diz dize...
Ama göz göze bir ömür düş kurardık,
Plak gibi dönerdi heyecan vardi içimizde...
Siir ceylan ceyhan yilmaz
5.0
100% (4)