1
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
164
Okunma
ALEKSANDRIA TROAS’TA YAŞANMIŞ GERÇEK BİR AŞK
Zaman: M.Ö. 3. yüzyıl – Roma’nın yükselişi, Helenistik kültürün sulara aktığı çağ
Mekân: Troas bölgesi, Ege’nin hırçın kıyıları
Aleksandria Troas, Büyük İskender’in anısına kurulmuş bir kentti.
Denizle bütünleşen, limanıyla zenginleşen, sanatla süslenen bu şehir;
tüccarların, denizcilerin, şairlerin, hatta imparatorların gözdesiydi.
Bu kentin taşlarında yankılanan bir aşkın izleri, arkeologların değil ama ağıt yakan kadınların dilinden bugüne dek geldi.
İşte o aşkın kahramanları
Thaleia
Yerel bir tüccarın kızıydı.
Annesi ada kökenliydi, denizin rüzgârına benzerdi;
babası ise zengin değil ama onurluydu.
Thaleia, limana yakın bir evde büyüdü,
okuma yazma bilen nadir kadınlardan biriydi.
Zaman zaman Athena tapınağında rahibelere yardım eder,
akşamları ise şiir yazardı.
Denize âşıktı.
Ama deniz, ona bir başka aşkı getirecekti.
Lykandros
Rodoslu bir denizci.
Küçük yaşta gemilere binmiş,
Troas kıyılarında sürekli yük indirip bindirirken
bir gün Thaleia’yla göz göze geldi.
Aşk, orada başladı.
Dilsiz bir yıldırım gibi çarptı ikisini de.
Ve hikayeleri orada başladı.
Liman taşlarının üzerinde buluştular gizlice.
Thaleia, ona kendi yazdığı şiirleri okudu.
Lykandros, ona yıldızları ve pusulayı öğretti.
Bir gün “benimle gel "dedi Lykandros..
Gözleriyle cevap verdi: “Ben buraya aitim.”
Aşkları deniz gibiydi,
hem özgür, hem geçici…
Ama işler değişti.
Roma İmparatorluğu limana göz dikti.
Lykandros’un gemisi artık sadece mal değil,
bilgi ve istihbarat da taşıyordu.
Bir gün, bir görev için Roma’ya çağrıldı.
Dönüşü olmayabilirdi.
Ve olmadı da…
Thaleia, onu bekledi.
Yıllar geçti.
Onun için Athena Tapınağı’nda yemin etti:
"Asla başkasına bakmayacağım."
Thaleia yaşlandı, ama hep aynı kayalıklarda yürüdü.
Onun adı halk arasında fısıltıya dönüştü:
"Liman Kadını."
Sonunda bir sabah, onu Athena Tapınağı’nda
bembeyaz bir elbiseyle
ölmüş halde buldular.
Lykandros’un
Yanında bir taş vardı:
Üzerinde şöyle yazıyordu:
“Lykandros’un ayak bastığı yerler
Tanrılara aittir.
Ben ise onun gölgesinde yaşamaya razıydım.”
Alıntıdır.
Mitolojik aşklar-6
Aleksandria Troas’ta Aşk"
Rüzgâr Akdeniz den Ege’ye dönerken içli içli,
Aleksandria kıyılarına vururdu köpük köpük dalgalar.
Bir zamanlar orada da sevdalılar vardı, söz verip kavuşamayan.
Kaderle savaşan, yeminle yaşayan...
Kızın adı Thaleia idi, deniz gözlüydü
Annesi, tenedoslu bir liman kadını, babası onurlu bir liman işçisiydi.
Oğlan ise Lykandros, bir Helen gemicisiydi.
Kayıp kentlerin pusulasıydı kalbi.
Buluşurlardı ay ışığında, Troas limanında,
İskelenin ucunda öpüşürdü gözleri...
Okyanus dalgaları bile susardı o an da.
Çünkü aşk, denizden bile kudretliydi...
Ama, kumsalla dalganın aşkı destansı, aşkı kıskandı.
Bir gün gemiler geldi, çağırdı Lykandros’u.
“Roma seni bekler!” dediler.
Sevda, zincire vuruldu o akşam.
Thaleia, bir daha konuşmadı kimseyle,
Sadece dalgalarla fısıldaştı.
Aliye Uyanık/Bozok kızı
04.08.2025/Çanakkale/ Dalyan
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.