1
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
241
Okunma

Şafak sökerken şehrin şahdamarında
Sisli sokaklar soluk soluyor
Rüzgâr, rahimlerin rahatsız rüyalarını taşıyor
Çatıların çatırdayan çığlıklarına
Kum saati kumral kumların sesinde
Zamanın zincirlerini zedeliyor
Taşların taşıdığı tanıklık, tutuşuyor
Ağaran akşamların anısında
Kirpikleri kırağılanmış kadınlar
Kaskatı kelimelerin kenarında
Süzülüyor suskun sevdaların sedefinde
Avuçlarında açmayan açelyalar
Denizleri deviren dalgalar
Düşleri dağıtıyor dört bir yana
Yıldızların yitik yankıları yağıyor
Hüzün hâlelerinin hükmettiği haritaya
İşte insanlar, işte içimizdeki izler
Kurumuş kan, kararmış küller
Pencereleri paslanmış patikalar
Ve uzakta vurgun vurulmuş vadiler
Meydanlar, mermilerin mezar taşları olmuş
Tarihten taşan tanıklar türbülansta
Kulakları körleşmiş kalabalık
Körfezde köpüren kösnül kâbuslar
Damarlarında demirin dövüldüğü dağlar
Çemberin dışına çizilen çentikler
Ve ben, boğazıma basılan bir bıçağın
Bilincinde, bekliyor, bağırıyorum
Barış, belki buğulanmış bir bellek
Şimdi şarkılar şifalanıyor şafakta
Ve vicdan, vakitsiz vurulan varlıkların
Vaveylasında vücut buluyor yeniden
Turgay Kurtuluş
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.