0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
158
Okunma
Halkalar çizen sessiz kuşların kanadı
Gebe bir güne başlar
Eşini gaip eyleyen bir kuş
Toprağın verdiği o huşa bürünür
Hicran gün ortasında seslenir
Gözünü açtığın zaman sabahın sükunetinde
Güneşi değildi gözlerimi kamaştıran senin saçlarındı
Ah bu gözlerinle, bu hüzününle Sen ne dilbersin!
Bir his var gaipten gelen
Zamanın başından sonuna değin
Raks eyler bezm-i elezden beri
Bu sözler yüzünden, mavi yaprakların arasından titrer...
Faslı kaplamış naaşın üstünde ey mürde
Yasemin faslı oynar leylak tomrucuklarda
Titrediğini hissediyorum elinin titremesini
Bana kadar geliyor yasemin dallarından kayarak
Güneş pervaneler çizerek batar sirkeye
Doğurur uğursuzluk dan kaplar mavisi gecenin
Ama bu akşam, ne kadarda güzel ve ılık
Kapladı her yeri derin bir sükûta halı
Ah ser-sefîd baykuşlar
Konuşmak, bu geceyi, bu mevkibi konuşmak!
Sen sevildiğin için bu kadar güzelsin
Bense sevilmediğim için böyle çirkinim
Zamandır her dakika beni yutup yiyen
Bir yıldız kaydı
Koptu gitti gökten
Ara durur eşini Nev baharda
Ve her gün bu yüzden
Lanet ederim bizi ayıran zamana
Ve her gece bu yüzden
Sarılırım bizi birleştiren zamana
Korkunç bir yıldırım yaracak
Ayrı tutacaklar bizi
Haset duyacak melekler
Günah diyecekler bu yüzden
İsterdim yıkmak tüm cenneti
Gök kubbeyi yırtmayı
Belki duyarsın beni
Üflediğim zaman sura
Günah olmalı böyle konuşmak
Şöylesine şen bir akşamda
Şöylesine hoş bir zamanda
Günah olmalı böylesine şiir yazmak
5.0
100% (2)