1
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
643
Okunma
...Bugün karanlık bir yanımı,
çorak ışığıma gebe bırakıyorum...
...
Kundakladığım yıldızlarım,
tutuyor nefesini
bir kör yanım hep ölü...bir garip yanım...
Bir gecelik aşkların duvağında,
ihanetlerine sarılı;
Bilemedim ki kime gideyim
Geçmişimi emanet ettiğim
Anılarımın bile kolu, kanadı yaralı
Bir an günahlarımın kaburgasından koparım da
düşerim kendi ellerime;
Aklımda eskittiğim siyahlarım,
dilimde eskilerden kırık bir ağıt
Ardımda unutulmaya yüz tutmuş,
ölüler durağım
Oralarda bıraktıklarını, geri dönerler diye bekleyenlerdenim...
Hani masumiyetin
her yerinden kanadığı,
o buzdan kor diyarlarda...
Gün olur da kelimelerini kırk parça eder
Yola çıkmadan hafifletir insan sözünün yükünü
Uçurumun çığlıklarını, duymazdan gelir de
Sırra varmadan, sarar hazninin simsiyah tülünü
Kendi dallarına sarılmayı, haketmiş gibi
Sızar, kendi ağacının yapraklarına
Toprağına, taşına, tahtına dokunmadan
Serer bir sevgi tomurcuğu yarınlarına
...Hergün sızlayan bir yanımı
dokunuşlarınla avutuyorum
Kefenlediğim tutkularım
açıyor gözlerini
Direnişlerim hep mağlup, her savaşım yakarışım
Son gecemin son sabahında,
bir arafım, bir yokluğuna sarılı;
Hiç sevilmedim ki ben, ben kime ahhh edeyim
Hayallerimi, rüyalarıma emanet ettiğim
Arzularımın bile hevesi, haresi sancılı
Sağımda terkedemediğim kuraklığım
Solumda sayfalarımdan yırtık bir kağıt
Bir bildiğim yer, sığındığım, ölüler durağım...
Oralarda hasretlerini, vuslatlarına terk edenlerdenim...
mesutkuntan
5.0
100% (5)