0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
177
Okunma
İNSAN MANZARALARI
Kasaba bir kadın girdi
Ezik, kırılgan, kaygılı, tedirgin...
Etrafını kolaçan etti mahçup, utanmış
Bildik tanıdık kimse var mı acep?
Yüzüne bile bakmadı tezgahtar
Ezim ezim ezildi kadın
Küçüldü, küçüldü...
Kırık dökük sözcüklerle duyulur duyulmaz:
- Çorbalık tavuk alacaktım da iki yüz gram!..
Mesimden baktı tezgahtar kadına
Küçüldü küçüldü küçüldü kadın
Yer yarılsa da girsem içine
Kaybolsam diye düşündü...
Bastığı yerleri titreterek
Alçak dağları ben yarattım der gibi
Girdi kasaba bir erkek
Kibirli, özgüvenli, görgüsüz...
Kapıda karşıladı tezgahtar adamı yaltaklanarak:
- Hoş geldiniz Ahmet Beyciğim
Safalar getirdiniz efendim!..
Şöyle etrafına bakındı Ahmet Bey
Bir sineği ezer gibi ezdi bakışları ile kadını
En erkek sesiyle gürledi tezgahtara:
-Oğlum üç kilo kuzu pirzola sar iyi yerinden
Terbiyeli olsun!..
Beş kilo bonfile,
Dört kilo dana kıyma, az yağlı olsun
Bir kilo da kuzu ekleyiver
Akşama misafir gelecek, kalabalık
Terasta mangal partisi var
Mahçup olmasın yengen...
Kadın, küçüldü küçüldü küçüldü
Varla yok arasındaki poşetine bakarak
Yer yarıldı içine girdi...
"Ve haykırdı ömrünün ilk düşüncesini"
Bunlar evladıysa bu vatanın, insansa
Biz kimiz diye düşündü!..
H.Özbek
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.