0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
618
Okunma
Sen, çeşme başına su doldurmaya inmiştin.
Kızıl saçların bir suya çarpıyordu bir boynuna.
Alev alazlanmış da çıngılar saçıyor gibiydin.
Kıvılcımlar uçuşuyordu, bir o yana bir bu yana.
Ben avını bekleyen bir kaplan, sen suya inmiş bir ceylandın sanki
Çeşmenin ayağında salkım söğütler, şahitlik ediyordu bu ana.
Su sesi aşk fısıldıyordu yapraklara, ve usulca akıyordu ağaçlara
Sen narin bir hareketle doğruldun sonra
Ben aşikar ettim pusu kurmadığımı
Göz göze geldik kıvılcımlar arasında
Elim ayağıma dolaştı
Kelimelerim boğazımda yumruk yumruk
Arkanı döndün ve hızla adımladın yolu
Sonbahar yaprakları kırılıyordu ayakların altında
Bir hayal kırılıyordu kıvılcımlar ardında
Çıtırdıyordu yapraklar
Dönüp bir bakış saplamanı bekledim
Dönmedin…
Yerlere düştü kıvılcımlar, yapraklar tutuştu
Yandı kızıla boyanmış bahar, ağaçlar tutuştu
Uçtu gökyüzüne martılar, kanatlar tutuştu.
Guruba meyletti güneş, bir karar tutuştu.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.