2
Yorum
7
Beğeni
0,0
Puan
307
Okunma
“Hepimiz aynı gemideyiz!” derler
Kaptana verdiğin rey’den ne haber?
Onlar murat atına binip gider
İçine düştüğün şeyden ne haber
Hep yorgun atı sürersin yokuşa
Her gelene diyorsun paşa, paşa
Düz yolda takılır düşersen taşa
Elinden tutacak beyden ne haber
Armudun dibine yatar kör ayı
Köstebekler sürer durur tarlayı
Özledim diyorsun suyu havayı
Yolları otlanmış köyden ne haber
Zehir kattık suya kalmadı balık
Her türlü pisliği sulara kattık
Denizler kirlendi yan gelip yattık
Söylediğin “leylim ley”den ne haber
Yıllardır boş kalır tütün tarlası
Daha güldürmüyor pancar parası
Dışardan gelir mısırı yoncası
Dilinde biten şu tüyden ne haber
Zanaatlar öldü kalmadı çırak
Fabrika işi artık kazma,orak
Ne yükler taşınırdı sırtlanarak
Ustası bulunmaz hey’den ne haber
Duyulmuyor yanık ekmek kokusu
Üç beş evden tüter soba borusu
Yıkılmış taş duvar evin dolgusu
Hazır beton çıktı pey’den ne haber
hey: (mahalli) büyük sepet, küfe
pey: (mahalli) çamurla örülmüş taş duvar