0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
363
Okunma
Kristal bir tabuta uzanıp, okyanusun kendine yabancı yerlerinden bakmak istiyorum
Bakmak istiyorum; sırtımı dünyaya dönüp, buz mavisi uzaklara.
Gençliğimin solup giden tasvirlere meze oluşuna aldırmadan, öpmek istiyorum goncasından gerçeğin.
Çok sıkıldım düzenden, anarşist duygular besliyorum kelebeklere,
İksirini bulup şehvetin, sadece gece sevişenlere ambargo koyuyorum.
Okaliptüs ağacına tek damla su değmeden geçen yazları
Karpuz kabuğunda savaş veren karıncaları
Damağında orgazm için incir tatlısına tahin döken kızı
En çok da kendim olduğum zamanları, en çok da tuzlu rüzgarları
Sirayet kokular zihne mıh gibi çakan, seksenimde dahi cesaret veren
Ya hu diye başlayıp haklısın ile biten.
Çok bilmeye gerek olmayan hasbihallerin yettiği
Makamında hiç iken, çulunda bahtiyar ahbaplar
Söylemeyin de söylenmeyin de şimdi
Bir başka bir başka diye aynı pelesenk düçar
Kavruk ensemde düğün ile cümbüş akan terler
Fasulye hem de taze diyen çavuşa küfrün bini bir para bakışlar
Bilmem kaç yaşında, balkonda tütün altta don atlet
Saksıda bizim hayaller usta, dozunda efkar
Elde avuçta ne varsa hepsini vereyim öyleyse
Üç kuruşa beş köfte, fermente üzüm eşliğinde
En iyisi de benim en kötüsü de kime ne?