4
Yorum
22
Beğeni
0,0
Puan
804
Okunma
Hamdolsun Âlemlerin Rabbi olan Allah’a! (24)
Allah kimi de doğru yola erdirirse,
onu da şaşırtacak, saptıracak kimse bulunmaz.
Allah,
istediği anda inkârcılardan intikâmını alan
karşı konulamaz kudret sahibi değil midir?(25)
Doğrusu O,
göğüslerde saklı bulunan bütün gizli düşünce,
niyet ve inançları da hakkiyle bilir. (21)
Doğrusu,
peygamber kıldığımız kullarımız hakkında
bizim geçmişte verdiğimiz şöyle bir söz vardır: (22)
Şöyle derler:
“Bizden her türlü üzüntüyü ve endişeyi gideren
Allah’a hamdolsun.
Şüphesiz Rabbimiz çok bağışlayandır,
her güzel iş ve davranışın karşılığını
bol bol verendir.” (20)
Görmedin mi Allah,
yeryüzünde olan her şeyi
ve denizde emriyle akıp giden gemiyi
sizin emrinize verdi.
Ey insanlar!
Hepiniz gerçekten Allah’a muhtaçsınız.
Allah ise, sınırsız servet sahibi olup
hiçbir şeye muhtaç değildir;
her türlü övgüye lâyık olan da O’dur (19)
Eğer Allah insanlar için bir rahmet kapısı açarsa,
o rahmetin onlara ulaşmasını engelleyebilecek kimse yoktur.
Aynı şekilde, eğer rahmetinin kapısını kaparsa,
O’ndan başka bu rahmeti salıp gönderebilecek kimse yoktur.
Çünkü O,
kudreti dâimâ üstün gelen,
her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olandır. (18)
Elbette Allah,
sözlerinde duranları
doğrulukları sebebiyle mükâfatlandıracak;
münafıkları da dilerse cezalandıracak
veya onlara tevbe nasip edip
tevbelerini kabul buyuracaktır.
Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcıdır,
engin merhamet sahibidir. (11)
Biz de onu ve ailesini kurtardık.
Ancak karısı hâriç.
Onun geride kalıp
helâk edilenlerden olmasını takdir buyurduk. (8)
Şüphesiz Rabbin insanlara karşı sonsuz bir lutuf sahibidir;
ne var ki onların çoğu şükretmezler. (9)
Nice canlılar var ki,
hayatları için gerekli olan rızkı
yanlarında taşıyamaz.
Onların da sizin de rızkınızı veren Allah’tır.
O, her şeyi hakkiyle işiten,
her şeyi hakkiyle bilendir. (10)
O Allah ki,
sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için
üzerinize feyiz ve rahmetini indirir;
melekleri de sizin için
duâ edip bağışlanma dilerler.
Gerçekten Allah,
mü’minlere karşı pek merhametlidir. (12)
Bir şeyi açığa vursanız da,
onu gizleseniz de fark etmez,
çünkü Allah, her şeyi çok iyi bilmektedir. (13)
İşte bu, duyuların ötesinde kalanı da
duyuların algı sahasına gireni de bilen,
kudreti dâimâ üstün gelen,
engin rahmeti her şeyi kuşatmış olan Allah’tır. (14)
Bütün övgüler, göklerde ve yerde bulunan
her şeyin gerçek sahibi olan
Allah’a mahsustur.
Âhirette de övgülerin tamamı yine O’na aittir.
O, her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olandır,
her şeyden hakkiyle haberdârdır. (15)
O,
yere ne giriyor ve oradan ne çıkıyorsa,
gökten ne iniyor ve oraya ne yükseliyorsa
hepsini bilir.
O, pek merhametlidir, çok bağışlayıcıdır. (16)
De ki:
“Rabbimiz hepimizi bir araya toplayacak,
sonra aramızda en doğru bir şekilde hükmünü verecektir.
Çünkü O,
hükmünü adâletle verip gerçeği ortaya çıkaran
ve her şeyi hakkiyle bilendir.” (17)
Kendi izni olmadan
yerin üzerine düşmesin diye
göğü de O tutmaktadır.
Şüphesiz Allah insanlara çok şefkatlidir,
çok merhametlidir. (1)
Bilmez misin ki,
Allah gökte ve yerde ne varsa,
her ne olup bitiyorsa hepsini çok iyi bilmektedir.
Bunların hepsi bir kitapta yazılıdır.
Şüphesiz bunları bilmek,
Allah için pek kolaydır. (2)
Onlara:
“Rahmân’a secde edin!” dendiği zaman,
“Rahmân da neymiş?
Yani şimdi biz,
sen bize emrediyorsun diye tanımadığımız şeylere
secde mi edeceğiz” derler.
Üstelik bu dâvet onların ancak kibirlerini
ve imandan daha da uzaklaşmalarını artırır. (3)
Gökte burçları var eden,
onların içine ışık kaynağı bir güneş ile
aydınlatıcı bir ay yerleştiren
Allah yüceler yücesidir,
bütün nimet, feyiz ve bereketin kaynağıdır. (4)
Düşünüp öğüt almak,
bir de Rabbine şükretmek isteyenler için
geceyle gündüzü peş peşe getiren de O’dur. (5)
Rahmân’ın has kulları onlardır ki,
yeryüzünde tevazu ve vakar ile yürürler;
kendini bilmez kimseler onlara laf attığında
incitmeksizin “Selâmetle!” derler, geçerler. (6)
Hiç ölmeyen,
ezelî ve ebedî hayat sahibi olan
Allah’a güvenip dayan.
O’nu hamd ile tesbih et.
Kullarının günahlarından haberdar olma konusunda
O kendi kendine yeter. (7)
Şüphesiz Allah,
göklerin ve yerin bütün gizliliklerini bilendir.
Bütün izzet ve şerefin sahibi olan Rabbin,
onların yakıştırdıkları bütün noksanlıklardan pak ve uzaktır! (23)
(1) Hac / 65. Ayet (2) Hac / 70. Ayet (3) Furkan / 60. Ayet
(4) Furkan / 61. Ayet (5) Furkan / 62. Ayet (6) Furkan / 63. Ayet
(7) Furkan / 58. Ayet (8) Neml / 57. Ayet (9) Neml / 73. Ayet
(10) Ankebût / 60. Ayet (11) Ahzâb / 24. Ayet (12) Ahzâb / 43. Ayet
(13) Ahzâb / 54. Ayet (14) Secde / 6. Ayet (15) ebe’ / 1. Ayet
(16) Sebe’ / 2. Ayet (17) Sebe’ / 26. Ayet (18) Fâtır / 2. Ayet
(19) Fâtır / 15. Ayet (20) Fâtır / 34. Ayet (21) Fâtır / 38. Ayet
(22) Sâffât / 171. Ayet (23) Sâffât / 180. Ayet (24) Sâffât / 182. Ayet
(25) Zümer / 37. Ayet