Okuyorum daima tarihi olayları, Bitirip yok etmişler kökümü alayları,
Yıllarca aldatıldık hep Batıya kul olduk, Özümüzü kaybettik mankurtça bir hal aldık!
Anadolu fatihi erlerime ne oldu? Gönülleri fetheden pirlerime ne oldu?
Haçlının uşakları Hilale saldırıyor, İslamî değerlere her hale saldırıyor!
Huzuru bozmak için şer cephesi oluştu, Mümini ezmek için her cephesi oluştu!
Hakikat güneşini pis ağız söndüremez, Samimi müminleri yolundan döndüremez!
Doğru tarihimizi yazma zamanı geldi, Batılın uşağını üzme zamanı geldi!
KAZIMÎ 30 Mart 2023/ ANKARA
Paylaş:
7 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Muhterem KAZIMİ, değerli şiirinizi dikkatle okudum; ancak kendi kendime de sordum; Biz Batı'yı da ddğru anlayabildik mi acaba? Ben aynı kanaatte değilim. Zira gördüğüm odur ki; Batılı'nın her konuda kendisini herşeyden, her milletten önce ve de önde görmesini biz hep kendimize yapılmış bir düşmanlık gibi algıladık.Hep bir haksız kıyaslama içine girdik. Maalesef hâlâ da öyle yapıyoruz. Biz bu kıyaslamada devam edip zaman kaybederken Batı bizden de birçok şeyi kapıp götürüyor ve biz bunun dahi farkına varamıyoruz. Bunun en bariz misali de gözümüzün önündeki Avrupa'dır, İkinci Dünya Harbi sonunda her şeyiyle yerle bir edilmiş, üstelik Rusya'nın da en sonunda zülmüne uğramış; ancak kendisini onbeş sene gibi çok ısa bir zamanda derlemiş, toparlamış, modern bir devlet haline yeniden getirmiş ve de l960 yılından buyana dünyadan işçi alıp çalıştırmaya başlamıştır. Şimdi düşünüyorum; biz ya bu savaşa da katılsaydık halimiz ne olurdu? O gün dahi ihtiyaten ekmek gibi birçok yiyecek içecek karneye düşmüş, hayli sıkıntılar çekmiştik. Şimdi yine aynı taktikte devam edip gidiyoruz. Beceriksizliğimizi Batıya bağlıyor, kendimizi ve milleti kandıran mazeretler yaratıyoruz. Neticei kelam; Batıya giden işçilerimiz oranın kanunlarına, insan gücüne nasıl alıştırılıyor, başarılı hale getiriliyorsa, bizim onlardan alacağımız, öğreneceğimiz çok şeylerin olduğudur.Selamlarımla gözlerinizden öpüyorum. (Aksakal)
Muhterem Kutül Amare'nın eğrisi değil de doğrusunu öğrensek ne yazardı. Neticede işte doğrusunu öğrenmişsiniz. Fakat siz dahi oradaki yenilgilerden Osmanlının yüzelli bine yakın askerini Ricat emriyle kıtalden Osmanlı Zabiti Albay Mustafa Kemal'in kurtardığını ya öğrenemediniz, veya görmezlikten geliyorsunuz. Ne Osmanlı ne de ona tabi yıllarda Batı Nehrinden evimize yeterince su almak yerine, nehri evimize getirmeye kalkışırsak sonucun olacağı budur. Maalesef dün de böyle idi, bugün de böyledir.Selamlarımla Allah'a emanet kalın. (Aksakal)
Çok teşekkür ederim. Yorumunuzu ve yorumda üzerinde durduğunuz tarihi hadiseyi dikkatle okudum. dediklerinizde haklılık payı var, ancak ülkemizde "batı'ya tapınma" gibi bir husus oldu mu olmadı mı? Şunu kastediyorum "tapınma" derken; Batıdan ne gelirse doğrudur, batı her şeyin iyisini bilir... Tanzimatla içimize batı hayranlığı demeyeceğim, Batı köleliği girdi mi girmedi mi? kendi öz yasalarımız dururken yasaları neden Batıdan aldık? tarihimizi doğru öğretmediler, batının dayatmasıyla yazıldı tarihimiz. Mesela "Kûtü'l Amare" zaferini okullarda okumadık. Çünkü bu, İngilizlerin yenilgisiyle sonuçlanmıştı. Filistin Seydi Beşir esir kampında 15.000 türkün gözlerini, İngilizler gör etti. Ama bunun suçunu Filistin'e yıktılar yani yalan söyledi İngilizler. Elbette tekniğinden yararlanacağız. Ama bu tekniğin en iyisini biz yapacağız, yapmalıyız da. Batı, islami değerlerimiz kaybettirdi. Yani demem o ki Batıdan Müslüman Türk Milletine hayır gelmedi, gelmiyor ve gelmeyecek. Selam olsun, hürmetlerimle.
Muhterem Kutül Amare'nın eğrisi değil de doğrusunu öğrensek ne yazardı. Neticede işte doğrusunu öğrenmişsiniz. Fakat siz dahi oradaki yenilgilerden Osmanlının yüzelli bine yakın askerini Ricat emriyle kıtalden Osmanlı Zabiti Albay Mustafa Kemal'in kurtardığını ya öğrenemediniz, veya görmezlikten geliyorsunuz. Ne Osmanlı ne de ona tabi yıllarda Batı Nehrinden evimize yeterince su almak yerine, nehri evimize getirmeye kalkışırsak sonucun olacağı budur. Maalesef dün de böyle idi, bugün de böyledir.Selamlarımla Allah'a emanet kalın. (Aksakal)
Çok teşekkür ederim. Yorumunuzu ve yorumda üzerinde durduğunuz tarihi hadiseyi dikkatle okudum. dediklerinizde haklılık payı var, ancak ülkemizde "batı'ya tapınma" gibi bir husus oldu mu olmadı mı? Şunu kastediyorum "tapınma" derken; Batıdan ne gelirse doğrudur, batı her şeyin iyisini bilir... Tanzimatla içimize batı hayranlığı demeyeceğim, Batı köleliği girdi mi girmedi mi? kendi öz yasalarımız dururken yasaları neden Batıdan aldık? tarihimizi doğru öğretmediler, batının dayatmasıyla yazıldı tarihimiz. Mesela "Kûtü'l Amare" zaferini okullarda okumadık. Çünkü bu, İngilizlerin yenilgisiyle sonuçlanmıştı. Filistin Seydi Beşir esir kampında 15.000 türkün gözlerini, İngilizler gör etti. Ama bunun suçunu Filistin'e yıktılar yani yalan söyledi İngilizler. Elbette tekniğinden yararlanacağız. Ama bu tekniğin en iyisini biz yapacağız, yapmalıyız da. Batı, islami değerlerimiz kaybettirdi. Yani demem o ki Batıdan Müslüman Türk Milletine hayır gelmedi, gelmiyor ve gelmeyecek. Selam olsun, hürmetlerimle.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.