4
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
800
Okunma
duygu yoğun ânım
saat-i eşrefim
sıfır zımparalı fikrimi sürüyorum nasırı paslı yüreğime
vicdanım beyaz peynir küfü
karanlığa kırılıyor göz ferinde kar buğusu
çıkarlara çarpıyor üç işlemin siyasi sanat sınıfı
kör kandilin ışıkları boşluğa dökülen sızıları ararken,
yalandan acıyorum kendime
kimse anlamıyor sinsiye pusu atmış sevincimi
çünkü onlar kimse değillerdi !
yükleri ağır canlılar
meçhule söylenip koşuyordu yıllanmış âhlarıyla
ve kentin meydanına inmişti tanrının biri
kapanmıştı kin’dar uzvuyla seçimlerin devasa cilâlı taş sandığına
sessizliği yırtamıyordu gün ayazı bakarken tarihin bin yıllığına
barbar ve vandaldı doğa
sormadı bir türü ruhuyla yok ederken dünya’ya
avazı yorgun insanlığın dili
uzanıyordu akıl çölünün kaktüs yarasına...
en başta ben değiştirdim alem-i kıyafeti,
sınırsız kuru bahçe bomboştu..
insan bitti ! dediler
gönül enkazımda şairler de yoktu
tek hissettiğim yalnızlığın soluğuydu
belleğimi terkeden sessizliğin meczupları
eşkalsiz sorgucuya
yazılmamış bir şiiri okuyordu
doğruymuş
meczuba ceza-i müeyyide yokmuş...
..
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.