1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
434
Okunma
Sonbaharın bu ilk rüyası
Gece hüznün, hüzün gecenin müptelası
Eylül’ü giydim, üstüme dar geldi
Bir de sen gittin ya, yıkıldı dünya
Hazırlan ey gafil, galipsiz bu harbe
Kalbim cephe, oklar hep aynı yerde
Bir cenk bir arbede, sorma bana
Aşk gövdeyi alır, izleri derin kalpte
Sokaklar ıslak, adımlarım yorgun
Bir mevsim daha eksildim ben
Herkes zamanı yaşıyor sanıyor
Ben bir gülüşte takılı kaldım
Garip bir Eylül gecesi
İçimde hüzün savaşları
Ne ben geceyi seçebildim
Ne Eylül beni hatırladı
Garip bir Eylül gecesi
Kalbim adını sayıklıyor
Dünya unuttu bizi belki
Ben hâlâ seni yaşıyorum
Yine garip bir Eylül sabahı
Ne hüznüm Eylül’ü, ne Eylül gecede
Zaman sustu, içim konuştu
Adın düştü her sessiz cümlede
Kaybettik mi? Yoksa yarım mı kaldık
Bazı aşklar tamamlanmaz derler
Giden kazanmaz, kalan kaybetmez
Bu şehir en çok kalanı ezer
Gözlerin geldi aklıma aniden
Bir sigara, bir çay, dumanlı zihin
Herkes yoluna bakıyor ama
Ben hâlâ aynı yerdeyim
Bir mevsim insanı yakar mı böyle
Adın düşer her yaprağın gölgesine
Gitmek de zor, kalmak daha ağır
Bazı vedalar hiç söylenmez bile
Garip bir Eylül gecesi
İçimde bitmeyen bu savaş
Ne hüzün beni bıraktı
Ne Eylül senden vazgeçti
Garip bir Eylül gecesi
Ve hatırımda tek şey kaldı
Dünya unuttu bizi belki
Benimse aklımda
Senin gülüşün kaldı
İ.Bacanlı
5.0
100% (3)