1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
494
Okunma
Yüklemsiz cümlelerin, öznesiz kaldığı zamanlarda
Yağmur kuşunun sesi çınlardı kulaklarımda
Kafka’nın Milena’ya
Nazım’ın Vera’ya
Dante’nin Beatrice’e
Yazdığı mektuplardaki özlemi yaşıyordu
Kalbimin aruz ölçüsünü kaçırmış halleri
Şiir, diyordu şair
Sevgiliye adanmış adakların
Aşka verilen sevabını taşır omuzunda
Bu yüzden bütün şiirler yorgun
Bütün kelimeler ise kırmızı bir sardunyadır
Şiirin kökünde
Kavuşmaya kanat çırpan kuşları izlerken
Nefesini boynumda hissettiğim sevgiliye
Duyduğum özlemin
Midemdeki ağrısına uyanıyordum her sabah
Avucumda çoğalan parmak uçları ile silerken
Saçlarımdaki su damlasını
Okyanuslardan kopardığım muson yağmurlarında filizlenen
Sekoya ağacının gövdesine kuruyordum düşlerimi
İçinde sen olan harfleri buldukça
Anne sütüne kavuşmuş çocuğun sevinci ile gülümsüyordum gözlerine
Gözlerin
Yaşama tutunduğum sarmaşık dalları gibi sarıyor hayatımı
Ve onlara her baktığımda
üzüm tanesinden
damıtılmış
kırmızı şarabın
ruhumu sarhoş etmesi gibi sarhoş oluyorum vakitsizce
Kömür isi kokan sokaklarda çoğalan sevgilerin açtığı
kucaklara sığmaya çalışan
Çıplak ayaklı çocuğun parmak arasındaki bilyanın içindeki
Gökkuşağı rengi aşklar ile çoğalıyorum yüreğinin kapısında
Radyoda çalan Rodrigo’nun gitar konçertosundaki fa diyez notasında yakalıyorum sensiz geçen zamanların son anını
Yeni bir müzik başlıyor
Bas bariton haykırışlar ile seviyor seni
Kirpiklerim
Kulaklarımda
Rast makamı özlemler
Boğazımda
Kürdilihicazkar tutulmalar
Ve
Seni seviyorumun her bir harfine sığınan
Sığırcık kuşları
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.