3
Yorum
10
Beğeni
4,6
Puan
495
Okunma
sessiz kırıklarım vardı
okşayıp başlarını..
kırıkçıya götürdüm bugün..
kör bakışlar saplandı kesiklerime
sitemi olmayan kırıklarım
çoğu zaman sükunet hediye etmişti
bazen hiç bir şey getirmişti kendiyle
ne kadar büyük olmalı ki sükuneti
veya ne küçük bak kendi
saklandığı sükutla kaybolacak görünmezlik kadar..
vazo ses çıkarır da
dağılınca parçaları görürüz kırıldığını
oysa sessiz kırıklarım vardı benim
dünyayı kanatacak parçalarını içinde saklayan
ve çığlığını susturan..
Ve görünmeyen..
meğer dedim kırıkçıya bakarken..
görünen kırık değil..
kuru gümbürtü, kesik parçalar..
siteme boyanmayınca
meğer..
oysa kırıklarım görünmeliydi benim.. ruhum boyalı renkte sarılmalıydı....
oysa ..
5.0
89% (8)
1.0
11% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.