0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
689
Okunma

Erken uyandırılırdık,
Tan vakti, ufuk kıpkızıl.
Anaların dizlerinde yatardık.
Traktör gürültülü amma vardı huzur
Doğmadan güneş,
Basmadan sarısıcak
Bu mercimek yolunacak
Toprak ateş gibi, amma vardı huzur.
Elimizde peynirli dürüm.
Sırımızda yeşil gocuk.
Kuzuya gidilir
Yorgun bacaklar amma vardı huzur
Ağaçlarda kayısı
Bağlarda firek, biber, hıyar
Dilmit dilmit üzüm
Uykusuz gözüm, amma vardı huzur
Ayakta kara lastik
Üste yün kazak
Bağ yolmak yasak.
Mero kızsa bağırsada vardı huzur.
Elde bel kürek bağ sulardık.
Üç beş genç bir olup kavak soyardık.
Üç kuruş kazanıp, doyardık.
Yorulurdu beden amma vardı huzur
Teştilerle yoğrulurdu hamur.
Tantırda mis kokardı ekmek
Yaparlardı gelene soğanlamalı çörek
Kollar yorgundu amma vardı huzur.
Orak tırpan ekin biçilirdi.
Ter akar, bir desti su içilirdi
Harman da kelle saptan seçilirdi.
Bel boyun ağrırdı amma vardı huzur.
Görünce selam verilir, hal sorulurdu.
İşin ucubdan hemen tutulurdu.
Kabahat kusur çabuk unutulurdu.
Dille kızarlardı amma vardı huzur.
Garip Şenol "nerde o güzellikler?
Şimdi bir rüya olmuş o gerçeklikler..
Yıkılmış o canım kerpiç evler..
Her şey var belki amma kalmadı huzur..
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.