Amansız bir aşkın acı bir umutsuzluk içinde kıvrandırdığı kimseler gider, gözlerden uzak bulunan ağaçlıklı yollarda saklanırlar... vergilius
Şaban Aktaş (Homerotik)
Şaban Aktaş (Homerotik)

MUTLULUK SARHOŞU

Yorum

MUTLULUK SARHOŞU

( 1 kişi )

0

Yorum

3

Beğeni

5,0

Puan

778

Okunma

MUTLULUK SARHOŞU

MUTLULUK SARHOŞU

MUTLULUK SARHOŞU

Küçük kızım
Bilgen geldi Izmir’den
Beraberinde damadım
Üç de torun; Kuzey
Deniz ve Yıldız; ikizler,
Öğrenciler ara izinde...
Büyük kızım da geldi
Kızı Elif ile, ilk torunum
Maşallah büyüdü, akıllı
Yetişkin genç kız oldu...
Yaş Pastası getirdi Bilge
Doğum günümü kutladık
Küçük torun Yıldız ile
"Vur patlasın, çal oynasın"
Güldük oynadık o akşam..
..
Mutluluk sarhoşu olmuşum
Unutmuşum ertesi sabah
Doktor ile randevumu
Nedense 13 Nisan değil
15 Nisan kalmış aklımda!
...
Yola düştüm bu sabah
Bir de baktım kâğıda
"13 Nisan Saat: 09.00:
İş işten çoktan geçmiş
Treni kaçırmışım yine!
...
Bakayım derken güzel yüzüne
Bakamaz oldum el yüzüne(!)
...
Mutluluktan sarhoş
Düşüm ile hayâline
Dalıp gitmişim öyle derin
Bir rüyâ alemine(!)
...
Ah seni gidi çılgın, biricik
Sevimli minik torun
Söyle şimdi ben
Hangi yüzle çıkayım
Karşısına doktorun!
Halimi bir sorun
Utana sıkıla, ezile büzüle
Yüz kızartıp özür diledim;
Yeni bir randevu aldım
Elimde bir telefon
Yine düşlere daldım...
Hastanede sıkışık işler
Sırası gelince ancak
Yapılabiliyor dişler
Bayramdan sonra
9 Mayısa kaldım...
...
Geç olsun, güç olmasın,
Ağzım dişsiz
Çenem güçsüz kalsın,
Şair düşsüz kalmasın...
Şaban AKTAŞ
15.04.2022 - 11.17
ANTALYA



Şaban Aktaş, 5 yeni fotoğraf ekledi.
Dün, 10:13 ·

Alamam ben beni aşkın yelinden
Savrulur giderim önünde yelin
Kurtulamam gülüm taşkın selinden
Kapıldım giderim önünde selin

Hangi dağdan eser yönü bilinmez
Dağlar aşan selin önü alınmaz
Hiç bir güzel senin gibi salınmaz
Takıldım giderim zülfünde telin

Ateş ile sudur aşkım özümde
Aşk dediğim budur taşkın gözümde
Güle düşen yağmur yaştır yüzümde
Yakıldım giderim külünde gülün

Bahar ile kuşlar dalda ötüşür
Kumruları yolda belde öpüşür
Aşkın kor ateşi külde örtüşür
Savrulur giderim önünde yelin

Aktaşım göğsüm bir bülbül kafesi
Gönlümde tütüyor gülün nefesi
Gülden esen yelin telimde sesi
Takıldım giderim zülfünde telin

Şaban AKTAŞ
15.04.2022 - 10.12

Şaban Aktaş, 3 yeni fotoğraf ekledi.
15 Nisan, 20:14 ·

Yağmur yağar, dolu vurur
Her ağacın dalı kurur
Gövdesi içten oyulur
Gün gelir devrilir gider

Dallarına kuşlar konar
Sakın balta vurma kanar
Bir yıldırım düşer yanar
Kömüre çevrilir gider

Yaşayamadan güzümü
Yaktım aşk ile özümü
Yaşa beledim gözümü
Sel beni devirir gider

Geçti bahar bitti yazım
Ardıç ağacından sazım
İçim oyuk, derin sızım
Tellerim gerilir gider

Kar erir iken serinde
Aşkın ateşi derinde
Aktaş seherin yelinde
Yâr eline gelir gider

Küllerin savrulur gider
Toz duman savrulur gider...

Şaban AKTAŞ
15.04..2022- 20.03

Şaban Aktaş
14 Nisan, 19:20 ·
Herkese Açık ile paylaşılıyor

Cinnetle cennetin ince iğnesi
Ak göğsün üstünde gülce düğmesi
Kaş göz kirpiklerin göze değmesi
Aşk bir tanımsızlık, çılgınlık derim

Hasret kıyıları köpükle döğer
Akdenizi mavi aşk ile boğar
Gün batar ufuktan ay yüzün doğar
Gece gözlerine dalgınlık derim

Ayın Ondördüsün Ondördünde sen
Kaş ile gözünde son dördünde sen
Hasret sularında aşk derdinde ben
Bitmez gül yüzüne baygınlık derim

Karların eriyip aktığı yerde
Gözün güneş olup yaktığı yerde
Hasretin gül diken battığı yerde
Aşk ile kâlbimde ayrılık derim

Deli gönlüme söz geçiremedim
Gittin seni alıp getiremedim
Aktı gözyaşlarım yetiremedim
Olmaz olasıca ayrılık derim

Hasretle uzaktan baksan da gayrı
Aşk ile dağlaýıp yaksan da gayrı
Kavuşmak mahşere kıalsa da garı
Ne dargınlık var ne kırgınlık derim

Şaban AKTAŞ
14.04.2022 - 19.19


BAĞIŞLA!
Yüreğimde kışladın
Sevgi dolu bakışla
Ben seni bağışladım
Sen de beni bağışla!

Dön maziye bir gözat
Ateş ile su tezat
Başını göğe uzat
Rahmetini bağışla!

Yağmur dolu bir hasret
Yağmadan bitmez kasvet
Yıldızlar yağar sabret
Ateşe kül bağışla!

Dönüp duran şu devran
Durmaz yerinde bir an
Yerinde sayıp duran
Gözlerini bağışla!

Aşkın olgunluk demi
Yüceltmez mi kıdemi
Adam eder ademi
Aşka ömür bağışla!

Bir imiş azı çoğu
Bir imiş varı yoğu
Yürü git Hakka doğru
Canâna can bağışla!

Yaratan yeri göğü
Rabbin gibi bağışla!
Hasret cehennem azâp
Sanki her yanım kezzap

Azatsız bitmez gazâp
Aşkım beni bağışla!

Gülüm beni bağışla!

Şaban AKTAŞ
14.04.2022 - 16.34


Şaban Aktaş, yeni bir fotoğraf ekledi.
14 Nisan, 09:01 ·

DERİN OLAN IRMAKLAR

Derin olan ırmaklar
Bilirsin durgun akar
Vurgunum gözlerine
Özlemin derin yakar

Dala dala gözüne
Vardım güneş yüzüne
Hilâli/ne yıldız ne
Gözünde Venüs bakar

Bu bir aşk cehennemi
Göz ile kaynar demi
Gönlün hâlâ bende mi
Göz bakar gönül yakar

Aktaş acın derinde
Kâlbin orta yerinde
Gözün güneş ferinde
Aşka korona takar...

Şaban AKTAŞ
12.04.2022 - 21.10


ABAH OLA HAYIR OLA

Kimler öle kimler kala
Felek ne gün canım ala
Herkese fani bu dünya
Sabah ola hayır ola

Gâh sevinç gâh keder hüzün
Hepsi geçer biter bir gün
Ecel geldim dediği gün
Yollar Hakka giden yola

Çalışırken yorulmadan
Gönül kırıp kırılmadan
Hiç kimseye darılmadan
Gitmek nasip olsun kula

Ömür zamandan bir parça
Gönül sarayı bir sırça
Dağılmadan paramparça
Ecel nasip olsun kula

Kim felekten kaç gün çalmış
Sayılı günler kısalmış
Dünya kime baki kalmış
Sabah ola hayır ola

Aktaş mal mülk değil derdin
Kâlp sesine kulak verdin
Hakla muradına erdin
Sabah ola hayrola..

Şaban AKTAŞ
12.04.2022

İSTİSNA

Gün geceyi dolanmış
Ağarmış ufku Antalya’nın
Dinmiş dünkü yağmur, fırtına
Eser yok bulutlardan
Lekesiz bir gökyüzü var...
Balkonda çiçek saksıları
Yaprağını dökmeyen çınar
Dünkü tomurcuğu
Biraz daha yapraklanmış
Umudum kök salarken toprağa
Bakar dururum her gün
Dalda her dem yeşil yaprağa...

Ötüşen kumrular her sabah
Güneşin doğuşuna duacı
Kuşluk vakti güneş ile
Ben doğacağım bu gün
Ufkunda sabahına Antalya’nın...

Narenciye bahçeleri içinde
İki kat bir konak; zemin katta
Gözlerimi açaçağım
Portakal çiçekleri ile dünyaya
İşte o gün bu gün
Doğum günüm 12 Nisan
Nasıl sevinmez insan?!

Her insan bir kez dünyaya gelir;
Ben bir kez öldüm dirildim
Nasip değil her insana
Yaşam benim için bir mucize
Her yönüyle bir istisna!...

Şaban AKTAŞ
12.04.2022 - 07.22
Görseller: Şaban AKTAŞ


Şaban Aktaş
19 Ocak 2016 ·
Herkese Açık ile paylaşılıyor
İKİNCİ HAYATIM
Dünyaya geliş günüm 12 Nisan,
Kimliğime 1 Mayıs yazılmış;
Yıllardır aynı tarih belleğime kazınmış,
Artık doğum günüm
Rahatlıkla 1 Mayıs diyebilirim...
Değiştirebilirim kimliğimi;
Adı: Şaban
Soyadı: Kaymakcı & özcan;
İki güzel insan
1 Mayıs 2015 günü
Beni bayıltıp ayılltılar
Midemdeki
Kötü huylu tümörü kesip
Kökten sıyırıp attılar,
Sağalttılar; canıma can
Ruhuma yaşama sevinci
Yeni bir heyecan kattılar!
İkisi de uzman doktor
Dünyada bilim kadar değerli
Başka bir kavram yoktur;
Bilim sevgi, bilim hayat
Her yerde her an
Bilime güvenirsen
Yaşayabilirsin rahat rahat!
Ve artık kimliğimde
Sehven yazılmış 1 Mayıs
Gerçek doğum günüm oldu;
Yaşasın 1 Mayıs
Yalnızca ’’ İşçinin, emekçinin’’ değil
2.kez dünyaya gelenlerin bayramı
Onun için var gücüyle yüreğim
Bilime gönül verenlerin hayranı!
Bir ölüye can olan
Doktorlarıma bin şükür;
Utanmadan can alan
Eşkiyalarca ölümcül
Mikropların yüzüne tükür!..
Artık hayat bilimin elinde
Ruhbanların tekelinde değil;
Bilime güven saygıyla
Önünde eğil,
Ne Musa’nın elinde asa
Ne de çölde
Bedevi dilinde dini yasa!
Gözlerinde bilimsel gözlük;
Üstü başı steril önlük
Ellerinde eldiven,
Ne sihirli değnek
Ne de ölüme boyun eğmek
Yok bilimde, adamlıkta
Güç bilimde;
Kabul gören evrensel gerçek
Tüm dünya genelinde!..

Kara cahil herifler
Olduğundan beterince
Ne okuyup üflesinler
Ne oflayıp püflesinler
Yeter ki yeterince,
Bilimin ışığına
Aydınların aydınlığına
İnanıp güvensinler!
Ne katım ne yatım
Yaşıyorsam, dostlarım
Doktorlarım sayesinde
Bu benim ikinci hayatım;
Hepiniz iyi ki varsınız;
Ömrümce en güzel
Yaslandığım yarsınız!
Şaban Aktaş
19.01.2016
Uzman doktor Filiz Kaymakcı, Operatör Dr.Barış özcan, Prof:Dr. Onkolog Mustafa Özdoğan, Onkoloji diyetisyeni ve Beslenme uzmanı Mehmet Refik SezginAntalya Özel Medstar Antalya Hastanesi
Yıldız ve Prof: Dr. Onkolog Idris Yucel

ODAMDA DOĞAN GÜNEŞ

Odamda doğan güneş
Cam cama yansıyansın
Keyfe keder gönüldeş
Can cana kaynayansın

Ay ile gün nârı sen
Gönlümün tek yâri sen
Yarımı bütünleyen
Kâlp kâlbe bağlayansın

Yarımı bütünleyen
Benliğimi tümleyen
Aşkla cemil cümle sen
Mutluluk sağlayansın

Umutlu sözlerinle
Maviler gözlerinde
Sevgiyle özverinde
Can cana kaynayansın

Gözünün sıcağında
Mutluluk kucağında
Gönlümün ocağında
Gün gibi parlayansın

Bir güneş gibi doğdun
Beni ışığa boğdun
Masmavi deniz oldun
Sevdayla çağlayansın

Kâlbin en büyük aşkı
Kalmadı tinde kuşku
Kuruldu gönül köşkü
Gönlümü bağlayansın

Hüznü kederi silen
Gözünün içi gülen
Halimi iyi bilen
Beni tek anlayansın

Şaban AKTAŞ
14.04.2022 - 09.00

TAT
-Bir şey eksik bu çorbada!
...
- Neyi eksik?
...
- Anamın eli!
...
Nerede şimdi, yok?!
...
O eski köy tavukları
Tereyağlı, mis kokulu
Buğul buğul çorba
Limonlu, yumurtayla terbiyeli!..
Şaban AKTAŞ
13.04.2022 - 14.01


KADAVRA!
Yoksulun evi yok, olanı da kira
Kim bilir nerede
Hangi sokakta yatar kalkar
Alayım bir ev dese alamaz
Seyrine bakar; dünya para!
Öylesine pahalandı ki yaşam
Bir kilogram domates 25
Bir damacana su Otuz,
Oniki kilogramlık tüp gaz
Bu ay tam Üç Yüz On Altı lira?!

Kim nasıl alabilir ocağına takar;
Yaşam pahalığı önce vatandaşı
Sonra iktidarı yakar,
Yaka silkerek sabret gönül
Bu günün yarını da var elbet!
...
"Geldikleri gibi giderler!!!"
...
Karnımız doydu hamasetle(!)
Duygu, inanç sömürüsüne
Kuru sıkıya palavraya;
Cenaze arabası yetişmez oldu
Morglarda kadavraya!
Mezarlıklarda yer kalmadı
Yetiştirilen bunca imam
Bu günler içinmiş;
İktidar işini doğru yapmış
Anlaşıldı tamam(!)...

Şaban AKTAŞ
13.04.2022 - 10.37

YOLLAR

Ayrı ayrı yönden gitse de yollar
Hepsi aynı yerde birleşiyorlar
Ayrılmadan sarsa sevgiyle kollar
Toprağa karışan toz duman olur

Her durakta bir kaç yolcu biniyor
Biri biner iken biri iniyor
Yollar iniş çıkış bizi deniyor
Yokuşa sarınca yol yaman olur

Yokuşunda yürek yorgun düşüyor
Düşer düşmez kanı donup üşüyor
Kazma kürek elde kabir d/eşiyor
Ölümlük dirimlik bir zaman olur

Hak sırrına eren günleri saymaz
Her gün bir başkadır gün güne uymaz
Gözün görmez olur kulağın duymaz
Ömür biter bir gün, köz duman olur

Ezelden ebede hayat ağacı
Uzanır güneşe güllerin ucu
Dalından beslenir börtüyle böcü
Ağrısız acısız bir zaman olur

Aktaş dünya fani nedir bengisu
Gökkuşağı aşkın yedi rengi su
Hava toprak ateş suyla döngüsü
Feleğin süngüsü el aman olur

Kiyametler kopar el aman olur...

Şaban AKTAŞ
15.04.2022 - 14.42

Şaban Aktaş, 4 yeni fotoğraf ekledi.
15 Nisan, 18:23 ·

HİSLİ KÖPEKLER

Yürüdüğüm yolun kıyısında
Bir Kangal gördüm, erkek
Çimenlerin üstüne uzanmış
Tam uykuya dalacaktı
Merakla baktığımı anlayınca
Gözlerini açıp bana baktı,
Tam o an, bastım kameraya
Yürüdüm bir kaç adım,
O öylece uykuya daldı...

Gölgesine uzandığı ağacın
Öbür yanında sonra farkettim
Bir Kangal daha var, acaba eşi mi;
Onun da görüntüsünü alayım dedim,
Yaklaştım yanına, uyuyor
Karnına çekmiş ayaklarını
Anlayamadım erkek mi dişi mi?!
...
Dolandım köpeğin öbür yanına
Bir daha baktım merakla
Uyur zannettiğim köpek
Bana bakmaksızın havaya dönüp
Açıverdi karnını bir anda
- Al sana, çek istediğin kadar,
yiğidin malı meydanda!"
D/er gibiydi bana!..
Bu köpekler var ya inanın
Çok hisli, uyur ya da uyanık
Nefes alışından
Düşünü bile okuyor insanın!!

Şaban AKTAŞ
15.04.2022 - 18.21

DİP DALGICI

Bende acı öyle derin
Kendimi hep unuturum
Tarifi yok bu kederin
Beni sende unuturum

Kimde böyle garip hâller
Kesilip budanmış dallar
Yaprağını dökmüş güller
Kökümü de kuruturum!

Kime acep zararım yâr
Ağaç olsam yararım var
Hep yazmaya kararım var
Benliğimi unuturum!

Esen yeller ılgın ılgın
Ben hep derin düşe dalgın
Yarı aygın, yarı baygın
Günlerimi unuturum!

Deseler aklın nerede
İki ara bir derede
Aya bakıp pencerede
Kendimi hep unuturum!

Ay yüzünde yüzün mü var
Böyle garip hüzün mü var
Gecemi gündüzümü yâr
Beni sende unuturum!..

Şaban AKTAŞ
15.04.2022 - 16.59


BASTON&TABURE

Her devir aynı değildir
Yaşlılık dönemi çok zor;
Yürür iken yolda
Oturmak ister bir yere!

Yaşlılar çabuk yoruluyor
O yüzden bir elde asa
Öbür elinde tabure
Oturmamak için yere!..

Son yılların tasarımı bu
Düşünenin beynine
Yapanın eline sağlık;
Hem baston hem tabure...
Şaban AKTAŞ
15.04.2022 21.45



AŞK ATEŞTİR
Aşk ateştir gülüm kolay atılmaz
kola yatılmaz!
kolay yatılmaz!
Közü gözden başka yerde satılmaz
Yaksa da köz gözden ayrı yatılmaz
Baka baka sana küle döndüm ben

Güneşin göbeği gözün bebeği
Ateşler içinde sözün öbeği
Bir ateşböceği aşk kelebeği
(Gönül bir pervane aşk kelebeği)
Bir deli divane kula döndüm ben

Ölüm ile dirim varlığım yoğum
Gece gündüz gözün gün ile doğum
Özlem ile sana aşk boğum boğum
Yüreğimden yana sola döndüm ben

Uyudum uyandım yanımda sensin
Damarımda kanım canımda tensin
Sen bana gizlenmiş b/aşka bedensin
Aşkla Hak’ka giden yola döndüm ben

Şaban AKTAŞ
17.04.2021 - 11.55



YENİCE YELİ

Efil efil eser Yenice yeli
Dedemin çiftliği annemin eli
Yaşlanmış ağaçlar anıyla dolu
Bizim elin esen yeli başkadır

Dedem saz çalardı türkü söylerdi
Namı "Kocabıyık" yaman söverdi
Tırpan orak biçer, harman döverdi
Topçu Osman Çavuş dölü başkadır

Topçu Osman Çavuş keskin nişancı
Savasmış yıllarca dinmemiş acı
Şehitler gaziler başımın tacı
Türkün silah tutan eli başkadır

Ardarda yanyana sıralı dağlar
Dağların ardında bir gelin ağlar
Coşar bahar ile kar suyu çağlar
Mor dağların yaban gülü başkadır

Güllük Dağı’ndadır çocukluk yurdum
Avlandım ormanda çok kuşlar vurdum
Samanı savurdum eledim durdum
O eski günlerin hali başkadır

Aktaşı böyle bil aslımız köylü
Karaman elinden neslimiz soylu
Severim güzeli ince dal boylu
Esen yelde servi dalı başkadır..

Şaban AKTAŞ
17.04.2020 - 20.41
www.edebiyatdefteri.com/.../siir/551381/yel.html

Şaban Aktaş
17 Nisan 2020 ·



DEVRİM MEŞALESİ

Kürsüde bir öğretmen
Kravatlı ceketli
Şık giyimli, tertemiz
Derslikler kırkar kişilik
Karatahta, silgi, tebeşir...
Ortaokul yılları,
Antalya Lisesi
Andıkça o günleri
Gençliğim cıvıl cıvıl
Anılarım depreşir...
Güneş yüzlü öğretmenler,
Bilgi dağarcığı, ışığın sesi,
Sönmedi, sönmeyecek
Atatürk’ün tutuşturduğu
En ateşli devrim meşalesi!..

Şaban AKTAŞ
17.04.2020 - 10. 57
Görsel; Şaban AKTAŞ



DÜDÜKLÜ TENCERE

Gün düşerken ufuklara
Sarkınca ışık batı pencereye
Fakir fukara
Ne koyacak tencereye
Düşünüyor kara kara;
Sağlıklı büyütebilmek için
Ne yedirecek çocuklara?!

Ne yiyeceğini şaşırdı millet
Haliyle ucuza tav
Mahallede yan yana
Üç büyük büyük market
Köşebaşında manav
Ara sokakta bakkal
Bir de haftada bir gün
Perşembe Pazarı var!

Markette kredi kartı
Alabildiğin kadar al
Bakkal ile manavda
Peşin alışveriş şartı
Küçük esnafın
Market zincirleri gibi
Dayanma gücü mü var?!

Öğrense vatandaş
Üç harften oluşan
G.D.O.’nun ne olduğunu
Manav ile bakkal
Daha çok satar kesin,
Ucuz diye
G.D.O.lu ürüne tav olmaz
Kanserojen ürünlerin
Pençesinde av olmaz;
Yerli doğal ürün satın al
Doğal beslen,
Sağlıklı gıda ye, sağlam kal!


Bilmiyorum farkettin mi
Çoğu büyük marketin
Ortakları yabancı
Ürünleri dıştan güzel
Özü, sahte, yalancı;
Sen sen ol
G.D.O. lu ürüne yaklaşma,
Var git başımdan
Bre mikrop, bana bulaşma
Defolup gitsin emperyalizm
Bu memleket, bu topraklar
Taşıdığımız can bizim!..

Şaban AKTAŞ
17.04.2018 - 19.30

Fert türküsü; Şaban AKTAŞ
1. Kayıt : saat 15.33
Antalya- Tr
’İNSAN PLÂN YAPAR, TANRI GÜLERMİŞ’

Birbiri ardına geçiyor günler
Mevsimi gelince açıyor güller
Sararıp soluyor ömrünce güller
’İnsan plân yapar, Tanrı gülermiş’

Akılda hayâlde bunca düşünce
Çalışıp çabala ince düşünce
Bir gün yorgun düşüp yolda düşünce
’İnsan plân yapar, Tanrı gülermiş’

Düşün düşün bitmez derdi tasası
Devran ile işler doğa yasası
Dünya fani işte, sözün kısası
’İnsan plân yapar, Tanrı gülermiş’

Tanrı denilen güç evrenin as’lı
Bir "Tûbâ Ağacı"
göklere yaslı
Bir zaman dilimi, bir ömür faslı
’İnsan plân yapar, Tanrı gülermiş"
...
Aktaş yaz bir dörtlük, dört dörtlük olsun
Dört mevsim, bir İlkyaz, son dörtlük olsun
Yaşarken gülmeyen ne zaman gülsün
’İnsan plân yapar, Tanrı gülermiş’

Şaban AKTAŞ
11.04.2022 - 10.22
Görsel: Şaban AKTAŞ
(
)“İnsanlar plan yapar ve Tanrı onlara güler.” Gabriel García Márquez
() "Tuba (ağaç)
Dil
PDF’yi indir
İzle
Düzenle
Tuba (Arapça: طوبى), Arapça kökenli bir sözcük olup hoşluk, güzellik, iyilik gibi anlamlara gelmektedir.[1] Kur’an’da bu kelime Ra’d Suresi’nde geçmektedir:
“İman edip güzel amel işleyenler için Tûbâ ve dönüp gidecek güzel yurt vardır. Kur’an 13/29 [1]„
Tuba’nın bir cennet veya cennette bir ağaç olduğu şeklinde değişik rivayetler yapılmıştır. Kurtubî gibi müfessirlerin katılımı ile yaygın olan görüş ağaç olduğu şeklindedir.Bu ağacın kökü yukarıda, dalları aşağıda olan büyük bir ağaç olduğuna inanılır.[2] Meyvesinin hiç tükenmediği de rivayet edilir.
Tuba ağacı ile ilgili bilgilere hadislerden ulaşılır. Cennetteki doğal güzelliklerin tarif edildiği pek çok hadiste Tuba ağacından ve onun özelliklerinden bahsedilir. Bu ağaç hakkındaki bir hadis şöyledir:
“Tuba cennette bir ağaçtır. Büyüklüğü yüz yıllık yer tutar. Ve cennet elbiseleri de onun tomurcuklarından yapılır.[3]„
Marifetname’de ise şu şekilde bahsedilir: Hak Teala sidretulmuntehada büyük bir ağaç yaratmıştır ki, ona tuba ağacı derler. Onun aslı sarı altındandır. Dalları kırmızı mercandandır. Yaprakları yeşil zümrüttendir. Çeşitli meyveleri şekerdendir. Sonsuz dalları, cennet köşklerine sarkmıştır.[4]
Yunus Emre de şiirlerinde bu ağaçtan sık sık söz etmiştir:
Cennet tuba ağacıKökü arşta dal aşağı,Öter bülbüller durağıNe acayip ötüşü var
Başka bir şiirinden:
Salınır tuba dalları,Kur’an okur hem dilleri,Cennet bağının gülleri,Kokar Allah deyu deyu"
Alıntı kaynağı: Vikipedy Özgür Ansiklopedi

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Mutluluk sarhoşu Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Mutluluk sarhoşu şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
MUTLULUK SARHOŞU şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL