1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
582
Okunma
Yatağında uyumaz, gözüne ışık vursun
Sonsuza kadar nasıl, ışıklarda uyursun?
Tavşana tutsan bile, garibim donup kalır
Bir dene gözlerine, dünya alem kararır
Bedendeki göz değil, kalbin gözü görecek
Yaradanı bilmeyen, nasıl buna erecek
Sınav yeri bu dünya, elbette gerek güneş
Bizde toprak, hava, su, onda dumansız ateş
Şeytan mı, yoksa biz mi , verdiği söze aşık?
Hakka teslim değilsen, durum hayli karışık
Işık ateşten doğar, nefsimize hoş gelir
Yaklaşsın biraz güneş, görürsün ışık nedir
Işık, karanlık bize, ölçüyle olur rahmet
Sınırsız koy zerreye, bak gör nedir azamet
Üç yüz binle giderken, yutar onu karanlık
Yenik düşer, kurduğu görkemli hanedanlık
Gördüğün yıldızların, rahmidir kara delik
İçinde neler saklı, muammadır üstelik
Fani bir beden misin, sonsuzluğun ruhu mu?
Işığa giden misin, karanlığın nuru mu?
Ne Hira’dan, ne Tur’dan, çıkaramadık dersi
Çıkarsaydık anlardık, nurdu ışığın tersi
Her şey dönecek O’na, iyi kötü, ak, kara
Yolun varırsa aşka, yoktur onulmaz yara
Kurtar artık kendini, şu dünya hevesinden
Yoktur bahseden terzi, kefenin kesesinden
Uzak değil uyanış, sur borusunu duymak
Size kalmış nurlarda, ışıklarda uyumak...
Erkan Yücel
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.