1
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
626
Okunma

YENİ GELİN
Yaklaşmıştı kalkış saati ondört onbeș treninin, yolcularda telâș,inip, binenler...
elinde sepet ile simitçi çocuk,
nergiz demetli çiçekçi kadın, nane şekerci ihtiyar
Büfeden mecmua almaya çalışan kara yağız delikanlı,
Birbirine sarılan veda edenler,çayının son yudumunu içen yolcu.
Hareket memuru yerinde, bakınıyor etrafına makinist son kez çaldı düdüğü, eller sallandı, gözler penceredeki camda yapışık kalan gözlerde.
Bir kasvet çöktü Söke garına. Elleri kınalı, karanfil kokulu yeni gelin sessiz sessiz yanaktan süzülen yaşlar, dudakların söyleyemediklerini söylüyordu, kimsesiz çocuk gibi
Fırtınalar kopuyordu içinde. Er’ini; kına yakıp göndermişti sılaya, O kınalı Memed’ti, Mehmetçikti kışlada...
Mehmet Tekinoglu 24.02.2022 05:51 Didim
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.