0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
459
Okunma
İndik köy arabasından yöneldik çarşı başına
Sağımda tertemiz bir sokağın başı
Taşlar iffetle örülmüş
Nakış gibi rengarenk uzanır gider
Zayıf kalmış duvarlar var
Kimi yerlerine briket parçaları tutturulmuş
Az ilerde elma şekeri satan bir adam
Sepet içinde tatlı mı tatlı elma şekerleri
Yanında birikmiş çocuklar
Zorlanıyorlar seçmekte irisini ufağından
Simitçi çok emindir simitlerinin taze olduğundan
Yoksa niye bağırsın öyle "taze simit var" diye
Sokağın ortasına doğru at arabası gelir karşımdan
Üstünde koca koca karpuzlar
Vurunca bıçağı görünür kırmızının en koyusu
Bağırır karpuzcu kesmece bunlar kesmece diye
Daha ilerde meyan şerbetcisi
Orda bir yerde lahmacun fırınından gelir mis gibi kokular
Sokağın çıkışına yakın işte gözlerimin aradığı yer
Hadi tut elimden baba girelim şu dükkana
Her kabın içinde ayrı bir renk
Beyaz olan sadedir kahverengi çikolatalı
Bak bu sarı limonlu kırmızı çilekli
Üç gündür hayaliyle beklediğim bu gün
Benim hiç unutamadığım dondurma günümdür.