0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
683
Okunma

Mil çekilse Milim milim
İlmek ilmek işlense
Yudum yudum içilse
Dirhem dirhem dökülse
Usul usul adım atılsa
Pırıl pırıl parlasa
Uçun ucun sökuülse
Katmer katmer katlansa
Oluk oluk akiverse
Kim bilebilir
Kim anlar
Bunca dile gelenleri
Bir avazda dile gelse
Yürek puryan olsa
Lal olan Dil dile gelse
Ardında olmayanı
Yüreğinde tasisan ne fayda
Yani başında bulamadigini
Yastigindaki yatana ihanet ettikeen sonra
Elindeki kirini
Sancılı yüreğe melhem çalışan ne fayda
Ne maya tutar
Nede alinyazin değişir
Mabedin esir düştü
Uckurundaki haramlara
Esiri oldun üç dklik heveslerine
Sonra bir sokak başında
Kuytu köşede
Başını iki elinin arasına alıp
Hayiflanirsin
Sahip çıkamadığın sevdalara
Mutsuzluguna ortak ettiklerini
Mutlu mesut gördüğünde
Parçaların tutuşur
Kim vurduya vurdukları la
Göz göze geldiğinde
Her köşe başında
Bir yosmaya el sallar
Şehvetli arsizligin
Sonra
Ardına bakmaya korktuğun geçmişin izleri
Gelecekde önünü göremez olduğunda
Başkalarının ocaklarına
Cehennem ateşini düşürüp
Ardına bakmadan kaçan hadsiz
Sen sanırsın sevda dediğinde
Dilsiz şeytan dile geldiğinde
Kirbacladigin sırtını sivazladigin
Gönül meynanene
Eşlik edenler
Seni mutlu edecekler
Ne ektinki ne bicesin
Ne verdin ki ne alasın
Ne gördün ki ne göstersinler
Ne yazdinki ne okusunlar
Ne anlattın ki ne dinlesinler
Izdırap dediğin
sırtını sivazladigin Serefsizligin
Yakindigin
Mesebindeki inkarzadeligin
Bekledigin
Hadsizligindeki cesaretin
Şimdilerde bu şehir
Bu kadar vurgunu hak etmedi
Şimdilerde
Köşe baslari bu kadar işsiz değildi
Şimdilerde
El attığın cebin bu kadar boş değildi
Anlayan atı aldı Üsküdari geçti
Emin onu beylikduzu sultan beyli fatih
Siginamadigin bu şehir sana dar gelir
Sahi hangi göl başı sana mezar taşı olur
Hangi deniz carsafindaki pisliği tutar
Sığıntı gibi yaşadığın sokak ucubesi
Kactigin bu şehirde
Boyunun ölçüsünü Arsin Arsin kestiler
Limanında nefessiz kaldığın
Suyunda susuz boğulduğun bu şehir
Kaldırım taşlarında medet umdugun
Onca pisliğe bulasip
Sokak sokak racon kestigin bu şehir
Şimdi yüzüne tükürür yağmur misali
Nimetten saydığın suretin
Bir bir karşına cikiyo
El uzattigin her vebalde
Tek tek pimi çekilmiş bomba misali
Koynunda patlayacak
Sırat köprüsü dardır geçilmez misali
Kefenine cep işledim
İlmek ilmek
Her hatunla halvet ettiğin isimleri
Burda yıkanan carsafini
Yarın musalla taşına sermeye geldim
Sen halen buram buram sevda dersin
Bense dirhem dirhem ah derim alçak derim
Sen yandigin yangında har ararsın
Bense koynumdaki yanan yangının küllerini
Adım adım ocağına serperim
Sıra sıra gelir bu ızdırap
İlk içini kemirir
Sonrası pişmanlık
En son nefesim tükendi dersin
Ama
Bitmez bitemez
Senden var olmayanlara
Oksadigin her basın
Oksayamadigin evlatlarinin baslarini
Sofrada kellelerini kesip dogranmadan
Kan kırmızı şarabı içip sarhoş olmadan
Basın dönüp gözün döndüğünü inkar etmeden
Kızılcık şerbetini içip vadeleri tatmadan
Evlat sevgisini inkar edip
Sevda uckurunda boğulmadan
Bu bozuk dünyada
Bu naletlenen şehirde
Un ufak olmadan
Namusunu üç kuruş uğruna satmadan
Harama boyun eğip el açıp dilenmeden
Salınıp gezmek dillenip susmamak
Gittiğin yolda düzen tutmadan
Çarkını kırdığın bu şehre
Sen kar yagdirsan neye yarar
Güneşi aya çevirip
Geçeni gündüzden sayıp
Yıllara meydan okusan neye yarar
Barindirdigin sevda
Bagrindakileri söküyor
Heybendekileri un ufak edip
Namerde muhtaç eyler
Carsizligin dermansız ligin
Muradi gözünde bıraktıklarında saklı
Sen kırk kilitte vursan
Kırk kurbanda kessende
Ölümune sebep olduklarına
Kendini kurban etsen de
Sevabın günahından az ise
Sevdan uğruna ocaklar yiksanda
Bulamayacaksın
Bu dünyada
Günahlarını sevaba donduremeyeceksin
Ve ardı ardına musibetler siralanacak
Sinanacaksin
Sevdanla
Evladına
Atanla
Ananla banala
Sonra ise
Kendinle
Sinandigin da
Kolların düşecek iki yanına
Pimi çekilmiş bomba misali
Kuruşuna gerek yok
Tetigin namlusunda arsızliklarin
Bir kurşuna kurtarmaz
İçi dolu bombayı
Kursagini doyurduklarini
Haraminla delik deşik edeceğin cusseni
Kim vurduya gitmeden
Geri sarima başlayan
Varlığını
Muhurleyip
Bir asrı geride bırakacak
Senden geriye kalanlar
Sensizliginle taclandirilacak
Muradi gözünde kalanlar
Bayram sabahı misali
Mateminde davul zurna ile
Mezar taşına çivi cakacaklar
Ah derdi dermansiza uğrayan
Geçmişin irinli yarası
Sev sevda diye yan tutuş
Kavuşmak sana vuslatta
Yarının yaralı bereli
Beklediklerin belli belirsiz
Aklını başından alsa da
Yaşadıklarını
Yaşamadan
Ölmek yok sana bu yolun sonunda
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.