0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
673
Okunma

GÜNEŞ DOĞARKEN
Bir kedi yavrusu ezilmiş yolda
Karşıdan karşıya geçmek isterken
Belli ki çok hızlı gelmiş araba
Sürücü bassa da yetmemiş fren!..
Bir ağaç dibinde ölü yatıyor
Ölüm sızısı bu kalbe batıyor
Apansız bir kaza; yaşam bitiyor
Her ölüm acıdır, her ölüm erken!
Al kana belenmiş kafası ezik
Cız ediyor içim yavruya yazık
Dünyanın ekseni dengesi bozuk
Yakalıyor ölüm yolda giderken!
Bu gün biri yarın bini gidiyor
Öleceği anı kimse bilmiyor
Gidenler bir daha geri gelmiyor
Kâlbin dur duraksız "...küt... küt" atarken!
Neresinden baksan ölümlü dünya
Sonlanıp bitecek en güzel rüya
Binbirgece masal binlerce hülya
Çıkmadan teninde can soluk varken
Yetmedi üstüne bir acı daha
Kim ölecek belli değil sabaha
Göreceğim günler var deyip daha
Kesme umudunu güneş doğarken
ŞABAN AKTAŞ
26.08.2021 - 10.57
GÖNÜL DİLİ
Neler çektim bilsen aşkın elinden
Ezgisi yazgısı gönül dilinden
Şarkı türkü ağıt senin telinden
Sıra Gecesi’nde konak gibisin
O Güney illeri ve Güneydoğu
Her gün senden yeni bir güneş doğdu
Sana doğru geldim Kıbleye doğru
Çinili bir mihrap revak gibisin
Aşkın güzelliği bende yatıyor
Senin ile bana bir kâlp yetiyor
İnce ince sızı iğne batıyor
İşle işle bitmez yumak gibisin
Yazması gönlümde iğne oyalı
Gülpembe yanağı haktan boyalı
Gittin diye gönül koydum koyalı
Her an çıldırtmaya ramak gibisin
Bu çılgınca aşkın umarı sensin
Aşkların en ince damarı sensin
Bu gönül köşkünün mimarı sensin
Gönlüme kurulmuş hamak gibisin
Şaban AKTAŞ
26.08.2021 -20.19
Görsel: Şaban AKTAŞ
SERVETİM SENSİN
Para ile mal mülk sensiz neyime
Aşk ile en büyük servetim sensin
Tüm güzelliğinle girdin beynime
Düşümde ilk tercih " Evet!" im sensin
Sen bir " Evet!" demiş olsaydın bana
Gelmez miydi aşkla her renk dünyana
Gökkuşağı gibi girsem hülyana
Her yağmur sonrası medetim sensin
Aşkla güzelliğin kâlpte yatıyor
Gül yüzün ruhuma ahenk katıyor
Güneş sende doğup sende batıyor
Her dünyadan büyük servetim sensin
Şaban AKTAŞ
26.08.2021 - 19.36
SEVDİYSE GÖNÜL BİR KERE
Sevdiyse gönül bir kere
Ölür günde yüzbin kere
Ayrılmaz can ile cânân
Parçalanır pare pare
Her parçada ayrı bir sen
Gönlümde gül desen desen
Gidip geri gelmez isen
Deli gönlüm pare pare
Gözyaşları damla damla
Gül yüzünde çiydir anla
Sanma ki kurur zamanla
Onulmaz gönülde yâre
Dalından gül dermeyince
Muradına ermeyince
İçim "Cız" der ince ince
Bakmaz gönül başka yâre
Gül diye seni bilirim
Yokluğunla ben ölürüm
Çok uzun yoldan gelirim
Sapmadım hiç başka yere
Aşk ise benim kaderim
Zarar ziyân kâr ederim
Sanki yoktan varederim
Kaymaz gönül başka yâre
Şaban AKTAŞ
26.08.2021 - 18.41
Görsel: Şaban AKTAŞ
" BULDUM BULDUM"
Aşkın aydınlığı müthiş bir ışık
Gönül ışığımı gözünde buldum
Gözlerinde senin binlerce yıldız
Özümde Big bang’i aşk ile buldum
Güneşte korona neymiş öğrendim
Dağılmadan beynim kendime geldim
Aşk ki daha sıcak, güneşi deldim
Delinmiş göbeği aşk ile buldum
Her çiçeğin ayrı biçim rengi var
Hepsi ayrı yıldız ışık dengi var
Sensin aşk yıldızım gönül dengi yâr
Gözünde güneşi aşk ile buldum
Çılgınca düşlerin sonu gelmiyor
Aşk bir sonsuzlukmuş hudut bilmiyor
Akıl dışı eylem mantık almıyor
Her düşsel kalıbı aşk ile buldum
" Buldum, buldum!" deyip yollara çıksam
Yerleri inletip gökleri yıksam
Mümkün değil sensiz dilimi yutsam
Her tür çılgınlığı âşk ile buldum
Deli derler bana varsın desinler
Esip dursun senden çılgın esinler
Sözcük sözcük desen şiir resimler
Tüm güzellikleri aşk ile buldum
Sen beni çekersin, ses ise sesi
Aşkla dolu göğsün her bir nefesi
Bağrımda gül ile bülbül kafesi
Ahengi uyumu aşk ile buldum
Aşk uğruna canım yoluna kurban
Gül yüzünle tatlı diline kurban
Gözünde sevdamın seline kurban
Varımı yoğumu aşk ile buldum
Sarılmadan senin ince beline
Aktaş aldı yine sazı eline
Bin saz feda olsun zülfün teline
Her güzel türküyü aşk ile buldum
Şaban AKTAŞ
26.08. 2021 -13.33
AYRILIK RÜZGÂRI
Ömrünün baharı ilk gençlik çağı
Sönmez ateşlerde aşkın ocağı
Cehennem çukuru cennet kucağı
Ardından poyrazlar yangına döndü
Belinde saçların bir deli orman
Başaklar biçildi savruldu harman
Emir yüksek yerden yazıldı ferman
Hasretin rüzgârı yangına döndü
Artar günden güne yangın eksilmez
Alaz alaz esen poyraz kesilmez
Sevmiş gönül nazlı yâre küsülmez
Aşk hoyrat bir poyraz yangına döndü
Ayrılık rüzgârı poyrazdan eser
Bırakıp gittiğin o yazdan eser
Ardında saçların Haziran keser
Tel tel esen yeller yangına döndü
Gece uykuları bölen sen idin
Benim ağlayıp gülen sen idin
Ağlasam yüzümü silen sen idin
Şimdi cebimde bir mendilim kaldı
Beni Haziranda terkedip gittin
Acıyla yangına garkedip gittin
İmkansız bir aşkı farkedip gittin
Yüzünde titreyen kandilim kaldı
Kaynadı kazanım kısık ateşte
Bir garip ozanım yazgım güneşte
Yenik düştüm ben bu aşkla güreşte
Aşkta galip gelen sevgilim kaldı
Gözlerini aşka bir mabet yaptım
Yalvardım yakardım ibadet yaptım
Ayın hilâlinde düşüne yattım
Gül yüzünden ay’da bir dilim kaldı
Hani sevdiğim o günlerin hani
Kar beyaz teninde güllerin hani
Deli poyrazlara terkettin beni
Savruldum saçında küllerim kaldı
Sen göze bakardın göz sana bakar
Gece saçlarında fırtına kopar
Tel tel çarpar beynim şimşekler çakar
Şimdi yanık türkü tellerim kaldı
Tel tel iner saçın beline kadar
Türkü türkü sazın teline kadar
Sarsam seni tatlı diline kadar
Güle tutsak bülbül dillerim kaldı
Belli olmaz aşkın yaz ile kışı
Ayırmaz aşk kuru/su ile yaşı
Sev de benim gibi bir mendil taşı
Bir kâğıt mendilden güllerim kaldı
Şaban AKTAŞ
25.08.2021 - 22.12
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.