16
Yorum
33
Beğeni
5,0
Puan
532
Okunma
Sarı karıncalar
bizim orda toprak verimli yeşil
yazın her haşarat gark nimete
en çok da sarı karıncalar vardır
bildik karıncadan iki kat büyük
altın sarısı gibi koca kafa bel ince
-yavaş bas ayağı karınca incitme
çocuktum oynardım onlarla
toprağı eşeleyerek dağ yaparlar
asker gibi dizilip peş peşe çıkarlar
bir çok karınca hikayesi okudum
o zamanlar okumamıştım tabi ki
şimdi okuduklarım masal filan
neyse sarı karıncalara gelelim
bizim çimenin başında bir sal
sal dediğim eni dört beş metre
sanki atölyede kırılmış işlenmiş
onun etrafında sarı karıncalar
daha doğrusu karınca ordusu
hikaye ya o taşın altında altın
hem de küp küp altın varmış
çok kazan olmuş çok ama boş
küçük aklımla bende kazdım
kimse yokken gizliden gizliye
her defasında başka bir yerini
bir gece rüyamda altını buldum
öyle küp küp çıkarıyorum dışarı
sonra küpleri tek tek kırıyorum
döküyorum saçıyorum havaya
altınlar saçılıyor yere çil çil sarı
sevinçten çığlık çığlığayken
altın avucumda karıncalaşıyor
sarı karıncaya dönüşüyorlar
zıplaya zıplaya çimene doğru
yakalayamıyorum dağlıyorlar
altın altınlarım diye bağırarak
uyandım can havliyle yatakta
rüyamı anlattım evdekilere
oldum mu alay konusu birde
herkes dalga geçiyor benimle
yerde karınca gören başlardı
’ahmed ahmed zer ziv dıkışın ’
ağladığım olurdu hırsımdan
Zer = altın
Ziv = gümüş
Dıkışın = yürüyor, akıyor
Ahmet Coşkun
5.0
100% (21)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.