2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
989
Okunma

dağlara,
dağlara sevdalıydık aslında biz.
nemize gerekti inmek düz ovalara,
bulaşmak ite, sıtmaya?
bizi analarımız kaya tuzuna belemiş,
çelik gibi sert kar suyunda durulamış,
kondurmuşlar yüreğimize mertlik
ovalılar gibi yapamayız asla döneklik.
gelen ağam, giden paşam değildir bizde,
verdiğimiz ikrar kalmaz sözde.
ne vakit kurmuşsak bir devlet
misal olmuş tarihe adalet.
zaman şehirlerde eskitip özümüzü
Türk dilinden başka söyler olduk mu sözümüzü
eriyip gitmişiz mayıs sonu yağan kar gibi.
riya bilmeyen ruhumuza, üfleyip din-mezhep- tarikatı
bağlamışlar yüreklerimizi, zihinlerimizi
tanımaz olmuşuz ceddimizi, töremizi,
fitneye, fesatta bulayıp her birimizi
almışlar elimizden baba bildiğimiz devletlerimizi.
Ey Türk uyan artık uyan,
etrafın dolu şeytanın değirmenine su taşıyan.
eğilme, bükülme kimseye kalmadı
sana da kalmayacak bu dünya!
bir lokma, bir hırka yeter
dik durursan atalarının ruhu şad olacak,
göremeyeceğin nesiller seni başında taşıyacak
işte budur,
işte budur benim atam
haine, düzenbaza bırakmadı şükür başımız dik
Türk oğluyum, Türk kızıyım ben,
geçmişiyle, geleceği ile tarihe destanlar bırakan, diyecek.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.