5
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
651
Okunma

İki nisandan beri şu mezarda babam var;
Gittiği günden sonra ne köyüm ne obam var;
Aklınızda bulunsun Bakırköy’de odam var;
Tükenmedi, tükenmez, gözlerimin bu yaşı;
Geldiğimi görür mü, ıslanan mezar taşı…
Rabbim eksik etmesin hanenize ışıktır;
Helal lokma yediren sofranızda kaşıktır;
Her bütün emin olun parçasına âşıktır;
Üstünde neler yazar, Fatiha çeker başı;
Öldüğümü görür mü, ıslanan mezar taşı…
Kuzu olup ardından yıllarca meleyen ben;
Hasreti toprak toprak sabırla eleyen ben;
Yokluğunu her vakit yürekte beleyen ben;
Şimdilerde anama, gardaşıma çok sevdiği o aşı;
Böldüğümü görür mü, ıslanan mezar taşı…
Verdiğim sözlerinden çıktığımı gördün mü?
Emanetin baştacı, yıktığımı gördün mü?
Sana doğru gelmekten bıktığımı gördün mü?
Hasret dediğimiz nedir ölümün can adaşı;
Bildiğimi görür mü, ıslanan mezar taşı…
Sanki uykuya dalsam, başımda duruyorsun;
“Ben geldim evlat” diye kapıya vuruyorsun;
Bilirim her rüyamda mutlaka soruyorsun;
Nasıl olur Ey Babam bir yetimin gardaşı;
Sildiğimi görür mü, ıslanan mezar taşı…
Her okunan salâyı önce ben duyuyorsam;
“Er kişi niyetine” sözüne uyuyorsam;
“Âmin” deyip elimi, cebime koyuyorsam;
Söyle nasıl çatılmaz yetiminin şu kaşı;
Güldüğümü görür mü, ıslanan mezar taşı…
Ali ALTINLI – 08.02.2021
Saat: 20:19
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.