6
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
436
Okunma

Ne desem bilirim söküğümüz çok
İpliği tutmayan iğnem perişan
Dünyayı kokuttu yediğimiz …ok
Canım dediğim bi tanem perişan
İnsanlıktan mahrum kalmış insanlar
Şimdi kulak tıkar beni duyanlar
Söz verip de sözlerinden cayanlar
Boşa konuşmuşum çenem perişan
Kafdağı’ndan bekleyenler Anka’yı
Çakallara yem ettiler kankayı
Muhtar seçilmiş hırsız kabadayı
Doğduğuna pişman fitnem perişan
Kara koyun ak kuzular doğurdu
Sütlerini hamur yapıp yoğurdu
Götürürken kaymağıyla yoğurdu
Geride boş kalan hanem perişan
Bir dilim ekmeğe koşar secdede
Rızık bol derler “al sen de ye “ dede
Yemiş bırakmamış takat nenede
Dokuz büklüm olmuş ninem perişan
Gören girer sanki sokak kapısı
Kimi oynar kimi çürük tahtası
Yalnızlığın tescil olmuş markası
Yine parça parça sinem perişan
Koyunları ağıllara doldurduk
Aşı yaptık yünü kırktık yoldurduk
Üç aylık kuzudan kurban oldurduk
Kanımızı emen kenem perişan
Kimi şerde bulur halâ çözümü
Dinlemiyor kızım bile sözümü
Sırtlanlara ben de satsam özümü
O gün verilecek karnem perişan
Tat kattım sanırdım geldim yanına
Benden bilir taş değse ayağına
Hasret kaldım bacı kardeş tadına
Görür duyar susar annem perişan
İtiraz ettikçe “koca dayılar”
Horozları sürgün etti ayılar
Hile, yalan toplar, zamlı sayılar
Elim kolum kırık çarem perişan
U.Ü.