1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
1109
Okunma

ortasında tahtların
çaldırılan çıldırmışlığı...
ne gelirdi elinden o an suyun
firavunun başını yere gömmek mi
baştan aşağı samimiyetsizlikle...
küçük kız çocuklarının üzerini örten toprak
daha bir soğuk oldu
şu son yüzyıllarda
hazineleri çarpık kanunun...
yürürken anlatılmaz
su üzerinde yaşantılar
ya da yer altında...
karanlıktan çıkaran beni
karanlığın ta kendisiydi
beraber aydınlandığımız
kaldırım altında yuva deşen minik sarı karıncalar...
yolunu kaybetmişti hani
yıldızların efendisi ellerinden tutup
çocukluğundan ölümüne...
dehşet bir sarsıntı ile kendine gelmişti yer
havalanıp yedi kat dibe batarken
göğün şaşkınlığı yüzüne yansımıştı güneşin...
hayatını ikiye bölen bir adam
kendinden önce
kendinden sonrasını
karanlık hayatını aydınlatmaya adayan...
öyle bir resim ki bu
ruhuna çizildi sırrın
tüm güzellik ve çirkinlikler içine gizlendi...
gözlerini açtığında tutsak zaman
kurtulacaktı zincirlerinden
tüm vahşiliği ile her şeyi yiyecek ve yok edecek...
zaman ve toprak çılgın iki sevgili
sonsuzluk için her şeyi yok eden
bir birlerini varlıktan kıskandıklarından...
gözlerini açmamalıydı...
can-i
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.