7
Yorum
23
Beğeni
4,9
Puan
821
Okunma
Üşüyorum anne
Kalın örgü çoraplar giyerdi arkadaşlarım
Uçları delik olsa da,
Yoksul anaları yamamıştı onları.
Paçaları dize kadar buz tutmuş pantolonlarımı
Ve karalastik içindeki çıplak ayaklarımı ısıtırken
Sınıfın teneke sobasında
“ Sımsıcaktır şimdi; Saniye nin ayakları” diye geçirirdim içimden.
Kendi; eski ve küçülmüş ceketini giydirirdi dedem
“giy kızım üşüyüp hastalanma”derken
Yaşlı ve hasta dedeme emanet edilmişliğim
Çarpardı yüzüme acı bir şamar gibi.
Okul çantasına sıkıştırdığım
Kuru ve soğuk ekmek,
boğazımı yırtarak insede mideme,
daha ilk teneffüste biterdi nimet.
Bir başka köydeydi okulumuz,
Uzun okul yolu içimi geçirir dayanamzdım.
Kahvaltı yapamazdık,
Yaparsak; yetişemezdik çetin kış gününde derse,
Ondan kalmazdı öğlen yemeğim
Guruldayan karnım duyulmasın diye
“HARMAN” isimli çocuk kitaplarını
Tekrar tekrar okurdum bir köşeye gizlenip.
Ben hep yalnız ve uzakta otururdum
Öğlen tatillerinde
Kimsenin yediğine gözüm kaymasın,
Sana özlemimden düştü düşecek
gözyaşlarımı görmesinler diye
Ben hep açtım okulda anne ve hep üşümüş
Ah! benim hasret bakışlım annem
Sen gittikten sonra,
B ir daha ne yüreğim ısındı ne de ayaklarım.
Aliye Uyanık/ Bozok Kızı
16.11.2020/Çanakkale Dalyan.
5.0
94% (15)
3.0
6% (1)