4
Yorum
25
Beğeni
5,0
Puan
872
Okunma
Çok eskiciydi zaman
Eskiyen ne kadar yüz varsa unuturdu
Biz bir çarşaf gibi serilmiş gökyüzüne beyaz beyaz bakıyorduk
İki kardeştik birimiz üvey
O zamanlar soğuğu sadece dondurmada severdik
Babamız memur
Anne mandal tamircisiydi
İlk aşkım eve giren esmer kasketli bir hırsızdı
Yanlışlıkla kalbimi çalmıştı
Yerine de kendi kalbini unutmuştu
Gecenin hep aynı yarısıydı
Saat üç, karanlığın yarasıydı hep
Sonrakiler çok farklıydı
kalbimden başka ne varsa çaldılar
Silip süpürdüler kendi çöplüklerine ömrümün tozunu
Pencerelerim seni bekler
Damlardan kiremit kırmızısı damlardı gökyüzüne
Çamaşır ipleri gerilirdi balkon balkon
Beyaz kokulu bir dünya hayal ederdim
Annemin sabunları gibi
Çitileyince çıkar sanırdım dünyanın bütün kiri
Radyo da kırık bir şarkı
Biz iki gül idik, birimiz üvey
Her mahallenin bir türküsü vardı
Bizimki "Değmen benim gönlüme"
Yıllar gökyüzünde bir çift kanat gibi süzülüp gittiğinde
Geriye ne ses
Ne seda kaldı
Arife teyze de kelebeğe dönüştüğünde anladım
Tırtıl kalmanın ne denli anlamsız olduğunu
Zaten hısızların da eski tadı tuzu yok
Artık ne kalbimi, ne de gözlerimin rengini çalan var
Bir tek kapımı her gün, cam bir tokmak gibi çalıyor
-Annemin mandalları
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.