1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
890
Okunma

KÖYÜMDE BAHAR
Akıp giden ömrün ilkbaharında
Filizlendi sevda şiiri derken
Yine yazdım kısa günün kârında
Sicim sicim yıllar geçip giderken
Baharda ne güzel Arslanköy yayla
Sıcak sohbet dostlar kekikle, çayla
Şiir yaz, resim çiz elde fırçayla
Özlem kırıkları vuslat beklerken
Her yer cıvıl cıvıl canlandı doğa
Çiçek açtı, cemre düştü toprağa
Yeşilin her tonu dala, yaprağa
Sarıldılar bizden çok daha erken
Bahçede ağaçlar olmuşken aşı
Çözemedim neden dumanlı başı
Kuyucak, Şaymana, Yaylacık kaşı
Gönül mü koydular bana dönerken?
Her mevsim gelirim baharlı, kışlı
Bağ, bahçe, yazı, dağ keklik nakışlı
Sanki İrem bağı ceylan bakışlı
Resmini çekerim kuzu güderken
“Celil’in oğlağı gibi dağılır”
Yaylalarda koyun, keçi sağılır
"Gani’nin düvesi" dağda boğulur
Bozkoyak’ta inek sudan içerken
Lale, sümbül, çiğdem, menekşe nergis
Yörük çadırları Atadan bir iz
Dünden böyle gördük, böyle biliriz
Atamızın yolun takip ederken
Camızpınarı’nda gülü, goncayı
Henüz çiçek açmış sakar yoncayı
Korona dünyaya taktı kancayı
Güllere bülbüller konsun isterken
Meşhurdur Yedigöz, gölet’i, suyu
Hıdırellez geldi ektim uykuyu
Doğaya bereket rahatça uyu
El açtım Tanrıma seni dilerken
Anzeri uzatma uzamaz boyun
Bilirler Arslanköy kökenin, soyun
Ancak sevdiğine bükülür boyun
Ürkek, masum Yörük kızı severken
Ozan Anzeri
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.