9
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
542
Okunma

Yollara düşmek vardı sabahın beşinde
Fırtına elimdeki şemsiyemi kırdı önce
Uykulu gözlerim yağmurla tanıştı
Hep çiğnediğim bu parke taşları
Çaresizliğimin göz yaşları ile buluştu.
Anılarım tüm caddelerine yazıldı gurbetin
Yalnızdım bu insanlar içinde
Aklıma sevdiklerimle dolu akşamlar gelince
Mark Plasta oturup bir banka
Ağladım... ağladım !
Sonra sürükledim ayaklarımı...
Bitmeyen susmayan mücadeleme.
Unutmak için acılarımı, koştum hep koştum
Ayrılık dolu şarkıları mırıldandı dudaklarım
Çay dolu bardağımda göz yaşımı içtim.
Sonra söküp attım içimden tüm hatıraları.
Şimdi içimde kanadı kırık kuşlar gibi ayrılık
Yaş dökmüyor gözlerim, yüreğim ağlıyor
Ellerimi ayaklarımı bağlıyor
Paslı prangaları gurbetin.
Bir kemanın inleyişinde bu gece
Efkarım nağme nağme dökülüyor
Karanlık gecelerime,yalnızlığıma
Çok uzak bir diyarında
Bir çocuk hıçkırığı duyuyorum.
Aygün Deniz 16.06.2020
5.0
100% (16)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.