1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
640
Okunma

Kirpiğinde eskilerden nem kalmış;
Silmek bana nasip olsun yaralım…
Sen çağır da düşe kalka koşarak;
Gelmek bana nasip olsun yaralım…
Bilmez sanma “ÖLÜM” denen sınavı;
Hasretlerin ne ilk ne de son avı;
Ömrümün canımda gelince tavı;
Solmak bana nasip olsun yaralım…
Kâbe duvarında duran taş olup;
Şükür semasında uçan kuş olup;
Derbeder safında bir berduş olup;
Kalmak bana nasip olsun yaralım…
Seni muhabbetin dem ortasında;
Kederin, hicranın, gam ortasında;
O “mahur bestenin” tam ortasında;
Bulmak bana nasip olsun yaralım…
Verdiğim sözümden dönmedim geri;
Biraz deli-dolu biraz serseri;
Seni bazen melek bazen de peri;
Bilmek bana nasip olsun yaralım…
Kulağımda Rabbin “sevin” komutu;
Sana diktim gönlümdeki anıtı;
Sen “evet” de semada ki bulutu;
Bölmek bana nasip olsun yaralım..
Yorgun yürek nazlı nazlı atarken;
Yudum yudum can şerbeti yutarken;
Hani bir gün dizlerinde yatarken;
Ölmek bana nasip olsun yaralım…
Ali ALTINLI – 02.06.2020
Saat: 22:58
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.