5
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
901
Okunma
Hüsamettin Çoban Bey, Yunus’u şöyle süzdü
Sene bin iki yüz dört, mevsimlerden de güzdü.
-Beyim yarın bayraktar ben olmak istiyorum
Tüm gücümle burçlara tırmanmak istiyorum.
Haddin değil diyerek Ata Beyim gürledi
Ilgaz’a çarpan sesi dorukları bürledi.
-Beyim gece rüyama peygamberimiz girdi
Elini öptüğümde yüreklerimiz birdi.
Kulağıma dedi ki; bayrağa iyi sarın
Şehadeti dilerdin, kavuşacaksın yarın!
Baş eğmeyen Uç Beyim, bu sözleri duyarak
Sancağı teslim etti Son Nebi’ye uyarak.
Sipahiye bu sözler fazlasıyla da yetti
Çadırında Mürebbi son geceyi zor etti.
Şafakla birlik sanki kaleye Türkler aktı
Çelikten pusatları Bizanslıları yaktı.
Yunus’un yiğitliği doldursan sığmaz hurca
Kendi şehit olsa da sancağı dikti burca.
Bayrakla coşan asker kırdı demir kapıyı
Kafirin avucundan aldı taştan yapıyı.
Kastamonu Kalası çetinindendir kayrak
O gün bu gün burçlarda, dalgalanır bu bayrak!
İsmail SÜKLÜM
31 Ocak 2020
5.0
100% (5)