1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
678
Okunma
Girdabında gönül yutkunur zümrüt
Picasso dile gelir ruh çatallanır
Korku eşsiz bir ırmaktır göz bebeklerinde
Fırtına çoktan boğulmuş meleğin kanadı artık
Dostlar kahvesi fincan dolusu muhabbet verir
Kestane kokulu çekik han kapısında
Bir hikayedir anlatılan
Masallara ait gözlerin
Beni çekse derin bir afitab
Suları içse de benzim
Düşlerde sensin biraz kızıl
Yokluk zamanı ruha yetişen Hızır
Gelirse senden gelir mavinin elleri
Şiiri donatır gider
Sen sesiz çığlığı kainatın
Gözlerin ruhuma hançer
Örse turnalar kanatlarından nağmeleri
Gelin olsa yeniden su kokan mahfilleri
Maun bir tarak hediye etsem
Aynadan dolan sevdanın bakışlarına saçlarına
Duracak gibi olan bir yolcunun kervanına
Katılsam da dolaşsam sihr ü sabr ilen
Göz göz olsa anadolu avrasya buhara
Adım atsam gönül deryasından başlar miyiz bahara
Ah devrin cazibesi
Gönül bir kırık köprü
Üzerinden geçti kocaman
Çağ denilen yorgun zaman
Puslu ve küf dolu bardak
İzana ve ahlaka teşne dudak
Dünya ateşten bir durak
Hüsn tabiattan Aşk ruhtan ırak
Galip olan kim sor bakalım
Usta’ya göre değil sadece yaşamak
Çırakların da sesi var artık
Gölgesiz ve perdesiz evlere komşu
Kaldırımlar ve yalnızlar
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.