4
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
747
Okunma

Öyle ya,
insan hep aynı kalmaz.
Geçmişini, geleceğine Tevafuk saymaz bazen
Gece ve gündüzün sürekli yer değiştirdiği bu dünyada
Nergislerin kokusu, Papatyalara denk düşmez.
Düşmediği gibi,
İnsan da ayakları takılmadan yere düşmez;
bazen gönülden düşenler,
bir muz kabuğuna basıp düşmekten daha kötü oluyor.
Değişkenlik bu kadar çoklu bir program iken
hangisine ait olacağımız
ayıkladığımız son pirinç taşında gizlidir.
Öyle ya;
hep aynı kalmaz insan!
toprağın,toprak anaya evlat olarak gittiğinde
İnsan, yapayalnız bir ruhun askısında hisseder kendini.
Suyun suyu yıkayamadığı gerçeği ile aynıdır, çoğu kez.
Göğün haberi olmasa gerek,
yağmurlar altıncı kattan intihar ediyor.
Gönlümüze gönlümüze düşüyor, kararan bulutlar
Kuşların kanatları yağıyor siyah, kahve, beyaz...
Ruhumuzun askısı yükseliyor altıncı kata
Bir semaver su,eskimiş bakır tas
yıkanmaya hazırlanan;
geçmişin tozlu raflarından toplanan saf kalbimiz.
Yıkanınca uyanacak kalbimiz, o saf dünyadan...
Büşra Karacannn
5.0
100% (10)